Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/6995 E. 2023/968 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/6995
- Karar No
- 2023/968
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/222 E., 2018/182 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2017 tarihli ve 2017/134 - 2017/86 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birici fıkrası ve Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 13.07.2018 tarihli ve 2018/222 - 2018/182 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.04.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın terör örgütü üyeliğinin sabit olmadığı ve ByLock raporunun hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Her ne kadar sanık ByLock adlı programı kullanmadığını, yapılan tespiti kabul etmediğini savunmuş ise de; dosya içerisinde bulunan ByLock adlı programın teknik yönüne ilişkin, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenmiş raporun 4/2 maddesinde ByLock adlı programın kullanılmasını sağlayan serverin 46.166.160.137, 46.166.164.178, 46.166.164.181, 46.166.164.176, 46.166.164.179, 46.166.164.182, 46.166.164.177, 46.166.164.180, 46.166.164.183 şeklindeki 9 adet IP numarası üzerinden hizmet verdiğinin açıklanması, mahkememizce Bilgi Teknolojileri İletişim Başkanlığına yazılan müzekkereye verilen cevap içeriğine göre sanığın kendi adına kayıtlı 0505 (...) (..) (..) numaralı cep telefonu üzerinden ByLock kullanımına tahsis edilmiş 9 adet hedef IP numaralarından olan 46.166.164.177 hedef IP numarasına 21.11.2014 tarihinden başlamak üzere 10.12.2014 tarihinde son bulacak şekilde yaklaşık 19 ... sürecek biçimde toplam 32 kez giriş yaptığının, sanığa hizmet veren şirket tarafından 5.46.74.236, 5.46.102.187, 5.46.119.241, 5.46.31.124, 5.46.117.20, 5.46.93.217, 5.46.21.197, 5.46.114.233, 5.46.90.52 ve 5.46.40.163 şeklinde genel IP numaralarının atandığının belirlenmesi ve her ne kadar sanık “ByLock programına ilişkin içeriğini kabul etmemekle birlikte bağlantıların gerçek olduğunun kabul edilmesi halinde ise kendi yetki ve bilgisi dışında bahse konu sisteme girilmiş olabileceğini, ByLock programını kullandığını ortaya koyacak İD numarası, gelen giden mesaj veya arama ve aranma kayıtlarının olmadığını, örgüt üyesi olması durumunda bahse konu programa hergün girip bakması gerektiğini, dosyaya gelen kayıt içeriklerinden bazen 5 bazen 12 ... boyunca bu programa girilmediğinin görüldüğünü, çalıştığı iş yeri itibariyle telefonu bahse konu yere götürebilmesinin mümkün olmadığını, gelen cevabi yazı içeriğinde mesai saatlerinde bahse konu programın kullanıldığının görüldüğünü, bu nedenle içeriklerin doğru olmadığını” savunmuş ise de Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunundan gelen cevabi yazı içeriğinde sanığın kullandığı cep telefonu hattının hedef IP üzerinden internete bağlandığı baz istasyonlarına göre sanığın çalıştığı veya ikamet ettiği yerin yakınlarındaki Yenimahalle, Ankara adresindeki yerlerden sinyal verdiği gözetildiğinde, sanığın “kendi yetki ve bilgisi dışında bahse konu sisteme girilmiş olabileceği” şeklindeki savunmasına bahse konu çakışmanın sadece sanığın ikamet ettiği veya iş yerinin bulunduğu yerlerdeki baz istasyonlarından gerçekleştiğinin kabulü mümkün olmadığı gibi sanığın “ByLock programını kullandığını ortaya koyacak İD numarası, gelen giden mesaj veya arama ve aranma kayıtlarının olmadığını, örgüt üyesi olması durumunda bahse konu programa hergün girip bakması gerektiği” şeklindeki savunmasına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2017 ve 31.07.2017 tarihli yazıları ile sanığın 0505 (...) (..) (..) numaralı GSM hattı ile 35155606360392 İMEİ numaralı cihaz ile 21.11.2014 tarihinden itibaren ByLock kullandığının bildirilmesi, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 10.08.2017 tarihli yazısı ekinde gönderilen CD içeriğine göre sanığın 0505 (...) (..) (..) numaralı GSM hattını 35155606360392 İMEİ numaralı telefon ile kullandığının belirlenmesi ve bu kapsamda sanığın ByLock programını kullandığı 35155606360392 İMEİ numaralı cihazın Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunundan gelen yazı içeriğine göre eşleşmesi ve bu cihazın (telefonun) sanığın kullanımında olduğun anlaşılması karşısında sanığın ByLock programına giriş yaptığının kesin olarak belirlendiği cihetle sanığın bahsi geçen program üzerinden yaptığı görüşmelerin veya mesajlaşmaların içeriğinin henüz tespit edilememiş olmasının (çözümünün yapılamamış olmasının) sanığın ByLock adlı programı kullanmadığını göstermeyeceği, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik, hayatın olağan akışına aykırı savunmasına itibar edilemeyeceği anlaşılarak cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutunun kabulünde, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfının tayininde, cezanın belirlenmesinde, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesinin takdirinde, savunmasının inandırıcı gerekçelerle ret edilmesinde ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporlarının yeniden istenmesi, bulunmaması durumunda CGNAT ve HTS kayıtları getirtilerek bu kayıtlar üzerinde uzman kişiler aracılığı ile bilirkişi incelemesi yaptırılarak sanığın ByLock kullanıp kullanmadığının tespit edilmesi, yine UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir itirafçı beyanı olup olmadığının saptanması halinde ifadelerinin dosya içerisine getirtilmesi, tüm bu delillerin CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde eksik araştırmayla hüküm kurulması nedeniyle sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 13.07.2018 tarihli ve 2018/222 - 2018/182 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2023 tarihinde karar verildi.