Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/2356 E. 2023/1196 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/2356
- Karar No
- 2023/1196
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: 1-Sanıklar ... ve ... ile ilgili olarak; Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 sayılı Kararında açıklandığı üzere; sanık ... müdafiinin 22.08.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 03.09.2019 tarihli, sanık ...'un da 30.07.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı 17.07.2019 tarihli temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulundukları ancak aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde ve 294 üncü maddesinde şart koşulan temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadıkları anlaşılmakla sanık ... müdafiinin ve sanık ...'un temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, Diğer temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 2- Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... ile ilgili olarak; Diğer delillerin atılı suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın bireyselleştirilmesi için yeterli olduğu görülmekle, sanıklar ... ve ...'nn ByLock kullanıcısı olduklarına ilişkin ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların düzeltme dışında kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanıklar ..., ... ve sanıklar müdafiilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine. Ancak; a-Tayin edilen temel cezalardan suçun niteliği gereği artırım yapılırken uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin 1 inci fıkrası yerine, fıkra gösterilmeksizin 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesi olarak gösterilmesi, b-Silahlı terör örgütü üyeliği suçunun temadi eden bir suç olması nedeniyle suç tarihinin sanıkların yakalandıkları tarihler yerine İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi karar başlıklarında hatalı olarak "2017 (temadinin kesildiği gözaltı tarihleri itibarı ile)" olarak yazılması Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususların 5271 sayılı CMK'nın 303/1-c. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hükümlerin ikinci fıkrasından “3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca” ibaresinin çıkarılarak yerine “3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin 1 inci fıkrası gereğince” kısmı eklenmek ve İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi karar başlıklarında suç tarihi bölümünün sanıklar ..., ..., ... için 20.01.2017, sanık ... için 23.05.2017, sanık ... için 10.05.2017 olarak değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3- Sanıklar ..., ..., ... ve ... ile ilgili olarak; A-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilerek, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanıkların ByLock uygulamasını kullandıklarının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, buna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ..., ... ve ...'in ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporlarının istenmesi, UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak sanıklar ile ilgili herhangi bir beyan olup olmadığının tespiti ile varsa ifade tutanakları ile hükümden sonra gelen sanık ...'nun ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile sanık ... hakkında Ahmet Bilgin, sanık ... hakkında ..., sanık ... hakkında Abdurrahman Çiçek, Sedat Onur ve sanık ... hakkında Veysal Köse'nin beyanları ile birlikte CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca okunarak tartışılması ve anılan şahısların tanık sıfatıyla usulüne uygun biçimde dinlenmelerinden sonra sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belgeler ile yazılı şekilde hüküm kurulması, B- Kabul ve uygulamaya göre de; a-Tayin edilen temel cezalardan suçun niteliği gereği artırım yapılırken uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanunun 5 nci maddesinin 1 inci fıkrası yerine, fıkra gösterilmeksizin 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesi olarak gösterilmesi, b-Silahlı terör örgütü üyeliği suçunun temadi eden bir suç olması nedeniyle suç tarihinin sanıkların yakalandıkları tarihler yerine İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi karar başlıklarında hatalı olarak "2017 (temadinin kesildiği gözaltı tarihleri itibarı ile)" olarak yazılması, Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin CMK'nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304/2-a maddesi uyarınca dosyanın Sinop Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.