Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/17078 E. 2023/3192 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17078
- Karar No
- 2023/3192
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2018 tarihli ve 2017/513 Esas, 2018/156 sayılı Kararı ile Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 Yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. 2. ...Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.02.2019 tarihli ve 2018/2754 Esas, 2019/209 sayılı Kararı ile Duruşmaya CMK'nın 191/1 inci maddesi gereğince iddianamenin kabulü kararının okunması ile başlanarak, sonrasında aynı maddenin diğer fıkralarında belirtilen sıralamaya uyularak devam edilmesi gerekirken, gelen yazı cevaplarının okunması sonrası sanığın kimlik tespitine geçilmesi şeklinde devam eden işlemlere ilişkin uygulamanın CMK'nın 191/1 inci maddesine aykırı olduğu anlaşılmış ise de, maddedeki sıralamaya uyulmamasına ilişkin usul hatasının nispi bir hukuka aykırılık olması karşısında, kuralın koruduğu amaca bir zarar gelmediği ve bu durumun sonuca etkili olmadığı anlaşılmış olup, bu hususun eleştiri konusu yapılması ile yetinilmiş, Sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.10.2021 tarihli, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi özetle ; 1- Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, 2-Sanığın isnat edilen suçu işlediğine dair somut delil olmadığına, 4-Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,sanığın örgütle organik bağ kurmadığına, 5-Eksik incelemeye dayalı yargılama yapıldığına, Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ... Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2018 tarihli ve 2017/513 Esas, 2018/156 sayılı Kararı ile; sanığın 1980'li yıllardan itibaren örgüt faaliyetleri içinde bulunduğu bu kapsamda, ilk olarak örgüte ait Menemendeki yurdun üst katında bulunan geniş toplantı salonunda tertip edilen toplantılara katılmaya başladığı, bu yurdun bitişiğine ek bina yapılmaya başlandığında, bir kaç kamyon kum çakılı bu yurdun inşaatına bağışladığı, 1994 yılında yurt okula dönüştüğünde okul kantinini işletmeye başladığı ve uzun yıllar bu kantini işlettiği, örgüte ait Zaman gazetesinin yine örgüte ait Cihan Medya Yayın A.Ş. isimli şirkete devredilme sürecinde devir gerçekleşinceye kadar bir kaç ay Zaman gazetesi dağıtımının ilçe imamı emri ile sanığın vergi kaydı üzerinden yapıldığı, düzenli olarak örgütün toplantılarına katıldığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün toplum içerisinde hayırsever bir görünüm altında eleman toplama ve finans sağlama faaliyetini yürütmek için kullandığı ve örgütün illegal yüzünü perdeleyen iki farklı dernekte örgüt talimatı ile yöneticilik yaptığı, örgüt şirketi olan ... Özel Eğtim Basın Yayın Dağıtım Bilgisayar Gıda Turizm Ticaret A.Ş.'ye 10.03.2004 tarihinde kurucu ve ortak olarak girdiği, bu şirketin kayıtlara göre Menemen'de örgüte müzahir Körfez Dershanesinin bağlı olduğu şirket olduğu nitekim sanığın açmış olduğu tazminat davası dilekçesine göre de Menemen Körfez Dershanesinde kurucu ortaklarından biri olduğu, sanığın örgütün talimatı ile kamuoyu gündemini değiştirmek, örgütün gerçek amacını gizleyerek mazlum göstermek ve silahlı yüzünü gizlemek amacıyla .... Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan aleyhine manevi tazminat davası açtığı, sanığın örgüt yöneticilerinden aldığı talimatlar çerçevesinde hareket ederek himmet, sadaka, derneğe yardım, kurban parası gibi adlarla para topladığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ilişkin soruşturmalarda şüpheli olarak işlem yapılan birçok kişi ile yoğun bir telefon irtibatının bulunduğu, tek başına delil teşkil etmese de çoçuğunu örgüte müzahir okula gönderdiği, tüm bunlara göre sanığın silahlı terör örgütünün faaliyetleri içinde yer aldığı, örgütü sahiplendiği, örgütün hiyerarşik yapısı içinde yer aldığı anlaşılmakla sanığın süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik gösteren faaliyetleri karşısında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yapısı ve amacı dikkate alındığında sadece örgüt üyeleri tarafından gerçekleştirilebilen faaliyetlerde bulunan sanığın örgüt üyesi olarak kabul edilmesi gerekmekte olup buna göre sanığın örgüt üyesi olarak FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaçlarını benimsediği örgüt bütünlüğü içerisinde ve hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt tarafından verilen görevleri her zaman için yerine getirmeye hazır vaziyette bekleyerek, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimseyerek ve bunu kendi iradesinin önüne geçirdiği, örgüt ile organik bir bağ kurduğu dosya kapsamından anlaşılmakla cezalandırılmasına dair karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü ...Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.02.2019 tarihli ve 2018/2754 Esas, 2019/209 sayılı Kararı ile; vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; duruşmaya CMK'nın 191/1 inci maddesi gereğince iddianamenin kabulü kararının okunması ile başlanarak, sonrasında aynı maddenin diğer fıkralarında belirtilen sıralamaya uyularak devam edilmesi gerekirken, gelen yazı cevaplarının okunması sonrası sanığın kimlik tespitine geçilmesi şeklinde devam eden işlemlere ilişkin uygulamanın CMK'nın 191/1 inci maddesine aykırı olduğu anlaşılmış ise de, maddedeki sıralamaya uyulmamasına ilişkin usul hatasının nispi bir hukuka aykırılık olması karşısında, kuralın koruduğu amaca bir zarar gelmediği ve bu durumun sonuca etkili olmadığı anlaşılmış olup, bu hususun eleştiri konusu yapılması ile yetinilmiş, ... Katılım Bankası A.Ş. isimli örgütle doğrudan bağlantılı bankaya örgüt liderinin kamuoyuna yansıyan talimatı sonrasında para yatırmak suretiyle destek olan ve tanık beyanları da dikkate alındığında, sanığın başbakan aleyhine açtığı manevi tazminat davasının örgüt talimatı ile ve hiyerarşi içerisinde gerçekleşip örgütsel bağı ortaya koyması karşısında, mahkemenin gerekçesine nazaran mahkemenin kararında belirtilen husus dışında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık müdafiinin temyizi ve tüm dosya kapsamına göre; Anayasanın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerde 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde; suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saikin yanında, TCK 61/3 üncü maddesi gereğince suçun unsuru olan hususların temel cezanın belirlenmesinde esas alınamayacağına ilişkin düzenleme de göz önünde bulundurularak; toplanan deliller ve dosya kapsamına göre sanığın faaliyetlerindeki nitelik,yoğunluk ve çeşitlilik itibariyle temel cezanın tayininde asgari hadden uzaklaştırmayı gerektirir bir sebep bulunmadığından suçun unsurlarının ayrıca teşdit sebebi kabul edilerek yasal ve yerinde olmayan gerekçelerle 5237 sayılı TCK'nın 61/3 üncü maddesine aykırı davranılmak suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.02.2019 tarihli ve 2018/2754 Esas, 2019/209 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinini birinci fıkrası uyarınca ..... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay İlamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.05.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...