Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16534 E. 2023/1058 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16534
- Karar No
- 2023/1058
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1867 E., 2018/2520. K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.02.2018 Tarihli, 2017/553 Esas ve 2018/85 sayılı Kararı Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314/2, 62/1, 53/1-2-3, 58/6, 58/9, 63 üncü maddeleri ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı) 3, 5/1 inci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sanık hakkındaki cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.12.2018 Tarihli, 2018/1867 Esas ve 2018/2520 sayılı Kararı Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.10.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteminde, Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına ilişkin taleplerine, delillerin hukuka uygun olmayıp çelişkili olduğuna, usûl ve kanuna aykırı şekilde eksik araştırma ve delillerin aleyhine ve yanlış nitelendirildiğine, yetersiz gerekçe ile mahkûmiyet kararı verildiğine, kabule esas alınan delilerin sanığın suçu işlediği yönünde kesin, inandırıcı, somut, hukuki delil olmadığına, gerekçeli kararda sanık ile ilgili olmayan bölümlerin yer aldığına, vesaireye ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince "İddia, sanığın savunması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları, ByLock uygulamasının hizmet sunduğu IP adreslerine bağlantının tespitine ilişkin BTK kayıtları, FETÖ/PDY terör örgütünün bir dönem haberleşmede kullandığı kakao talk haberleşme programından aktivasyon mesajı almış olması, HTS kayıtları ve tüm dosya kapsamının bütün olarak değerlendirilmesinde sanığın üzerine atılı FETÖ-PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olduğu mahkememizce kabul edilmiş, sanığın tamamen inkara yönelik olan savunmasına yukarıda açıklandığı üzere delillerin mahiyeti ve ispat gücü anlamında mahkememizde bir tereddüt yaşanmadığından itibar edilmemiştir. " gerekçesiyle atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık müdafiinin temyizinin kapsamı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; Sanığın çocuğunu örgüte müzahir okula göndermesinin, müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmakla, bu husus değerlendirme dışı bırakılarakılarak sonuca etkili görülmemiştir. Toplanan deliller itibariyle örgütsel gizliliği sağlamak amacıyla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetildiğinde; sanığın, 448990 ID numaralı ByLock kullanıcısı olduğu, gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme amacıyla kullandığı anlaşılmakla; yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, ancak; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 ncı maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi" dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.12.2018 tarihli ve 2018/1867 Esas, 2018/2520 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hükmün ilgili fıkrasındaki " delaletiyle 58/6 ncı maddesi" ibaresinin çıkartılmak suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.03.2023 tarihinde karar verildi.