Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16198 E. 2023/909 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16198
- Karar No
- 2023/909
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1278 E, 2019/222 K SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.09.2018 tarih ve 2017/183 Esas, 2018/282 sayılı Kararı ile sanık hakkında Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314/2, 3713 Terörle Mücadele Kanun'un (3173 sayılı kanun) 3-5/1, 5237 sayılı Kanun 62/1, 53/1, 2, 3, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. 2 İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 11.02.2019 tarih ve 2018/1278 Esas, 2019/222 K sayılı Kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 13/10/2021 tarihli; usul ve yasaya uygun olan hükmün onamasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafilerinin Temyiz Sebepleri; Bbtk’nın yolladığı cevabi yazıda belirtilen hıs(cgnat) kayıtlarının hukuka uygun olarak elde edilmediği, dosya kapsamında yer alan tespit ve değerlendirme tutanağı hukuka uygun olmadığı, dosyada iletişimin tespiti kararı olmadığı, çelişkili tanık beyanlarının hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğu, mahkemenin alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi yerinde olmadığına ilişkindir. III. OLAY ve OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Makemesinin kabulü "ByLock programını kullanan, iltisaklı iş yerlerinde SGK kaydı bulunan, iltisaklı dernek kayıtları, aleyhine tanık beyanları bulunan sanığın aksi yöndeki suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılan savunmalarına itibar edilmemiş, ByLock iletişim sisteminin kullanıcısı olması ve yukarıda açıklanan somut delillerle kanıtlandığı üzere, Yargıtay emsal kararlarında da belirtildiği gibi sanığın eylemleri silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermekte olup, sanık ...'ın sempati ve iltisak boyutunu aşacak şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amacını benimseyerek örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk etmek suretiyle üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. ByLock isimli şifreli haberleşme programını örgütsel amaçla kullanması, tanık beyanları, SGK kayıtları, iltisaklı dernek kayıtları birlikte değerlendirildiğinde sanığın eylem çeşitliliği, devamlılığı, örgüt içerisindeki konumu, suçun işleniş şekli, kastının yoğunluğu, sanığın meydana getirebileceği olası tehlikenin ağırlığı nazara alınarak; temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlendiği" anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin yer alan tespitler ışığında; sanığın ByLock kullanıcısı olduğu hususunda bir duraksama bulunmadığı, örgütsel yazışma içeriklerinin mevcut olduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü iltisakı olan kuruluşlarda çalıştığı, dosyada bulunan tanık beyanlarına göre sanığın sohbet verdiği, Ege Üniversitesindeki beyanlardan sorumlu olduğu dolayısıyla sanığın örgütle organik bağ kurarak silahlı terör örgütüne üye olma suçunun oluşması için gerekli olan süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylemleri gerçekleştirdiği anlaşılmakla yapılan değerlendirmede; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapılması, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlenmesi, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilenmesi, özleri değiştirilmeksizin tartışılması, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırılması, eylemin doğru olarak nitelendirilmesi ve kanunda öngörülen suç tipine uyması, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulanması nedenleriyle hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 11.02.2019 tarih ve 2018/1278 Esas, 2019/222 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.03.2023 tarihinde karar verildi.