Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2013/19735 E. 2013/31042 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/19735
- Karar No
- 2013/31042
- Karar Tarihi
Kasten yaralama suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, adı geçen sanığın yüklenen suçtan beraatına, hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 57/1. maddesi uyarınca koruma ve tedavi amaçlı güvenlik tedbiri uygulanmasına, yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına dair ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/06/2012 tarihli ve 2012/302 Esas, 2012/538 sayılı Kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 28.05.2013 tarih ve 2013/8623 - 34274 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12.06.2013 tarih ve 2013/199247 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; Dosya kapsamına göre; 1) Sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, suçu işleyen kişinin sanık olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği cihetle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/1. maddesinde yer ... "Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur." ve aynı Kanun'un 57/1. maddesinde yer ... "Fiili işlediği sırada akıl hastası olan kişi hakkında, koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastaları, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınırlar." şeklindeki düzenlemeler karşısında, her hangi bir suç işlemeyen sanık hakkında yazılı şekilde güvenlik tedbiri uygulanamayacağının gözetilmemesinde, 2) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/2. maddesinin "Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir." şeklindeki düzenlemesi karşısında akıl hastası olan sanığa müdafi görevlendirilmeden duruşma yapılarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2012 tarih ve 2012/302 Esas, 2012/538 sayılı Kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesinin (b) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.