Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2012/32781 E. 2013/4389 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2012/32781
Karar No
2013/4389
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; 1) Sanık hakkında ...'i yaralamaktan kurulan hükmün incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2) Sanık hakkında ...'i yaralamaktan kurulan hükmün incelenmesine gelince; Kesinleşmiş hükümlerin uyarlama yargılamasında kazanılmış hak ilkesinin uygulanamayacağı gözetilerek yapılan incelemede; Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; Suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nin hükümlerine göre aldırılan adli rapora göre sanığın, eşi ...'i yaşamım tehlikeye sokmaksızın 15 ... ... ve gücünden alıkoyacak şekilde yaralamak fiilinden dolayı 22.12.2004 tarihinde TCK'nin 456/1. maddesinden 1 yıl hapis, özel olarak yapılmamış demir çubuğun silah olarak kabul edilemeyeceğinden 457. maddenin uygulanmasına yer olmadığına, eşini yaralamaktan dolayı 457/1. maddesiyle 1/3 oranında artırım yapılarak 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle mahkumiyetine dair karar verilmiş ve bu hüküm temyiz olunmaksızın kesinleşmiştir. Sanık hakkında uyarlama yargılaması sonrası kurulan son hükümde 5237 sayılı TCK'nin hükümleri yönünden yapılan değerlendirmede ise TCK'nin 87/3. maddesinin 19.12.2006 tarihinden önceki haline göre 1 yıl 6 ay hapis cezası bulunmuş, değişiklik sonrası ise TCK'nin 86/1. maddesiyle 1 yıl hapis cezası üzerinden kırık nedeniyle TCK'nin 87/3. maddesi ile 1/3 oranında artırım yapılarak 1 yıl 3 ay hapis cezası bulunmuştur. TCK'nin 87/3. maddesinin değişiklik öncesine ilişkin değerlendirme sonucunun sanık aleyhine olduğu doğru olarak belirlenmiş ancak; değişiklik sonrasına ilişkin değerlendirme yapılırken TCK'nin 86/3-e-a maddeleri ile artırım yapılması gerektiği düşünülmemiştir. Bu maddelerin uygulanması suretiyle yapılacak doğru uygulama sonrasın da 5237 sayılı TCK'nin hükümlerinin açıkça aleyhe sonuç doğurduğu görülecektir. 5237 sayılı TCK'nin hükümlerinin uygulanması sonucu bulunan netice hapis cezalarının sanık aleyhine sonuç doğurması nedeniyle, sanık hakkında lehe olan 765 sayılı TCK'nin hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu durumda 765 sayılı TCK'nin hükümlerini uygularken, kesinleşen 15.10.2004 tarihli hükümde bir değişiklik yapmadan, aynı hükmü kurmakla yetinilmesi gerekirken, temel hapis cezanın belirlenmesinde ve uygulanmayarak sanık lehine kazanılmış hak teşkil eden TCK'nin 457. maddesi uygulamak suretiyle ceza tayin edilerek uygulamada hata yapılması sonucu hapis cezasının eksik belirlenmesi, Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2012/32781, K. 2013/4389, T. 11.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2012-32781-e-2013-4389-k-e2527c588b79