Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2010/1859 E. 2010/8655 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/1859
- Karar No
- 2010/8655
- Karar Tarihi
Yakacak nitelikte emval veren ağaç kesme suçundan sanıklar ... ve ... ...'ın, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 91/1-2-4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2, 51 maddeleri uyarınca 1 ay 15 ... hapis ve 400 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine dair Balıkesir 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 10/11/2008 tarihli ve 2007/261 esas, 2008/588 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 30.12.2009 tarih ve 74840 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2010 tarih ve 2010/6275 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına ve suçun işlendiği 03/01/2007 tarihinde yürürlükte bulunan 6831 sayılı Kanun'un 91. maddesine göre, sanıkların Devlet ormanından yakacak nitelikte emval veren ağaç kesme olarak belirlenen eylemeleri için öngörülen temel cezanın 1 ay hapis ve yakacak nitelikteki emvalin kentalinin 3 yeni Türk lirası adli para cezası olduğu, ancak anılan kanun maddesinde suç tarihinden sonra, 08.02.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan değişiklikle temel cezanın 3 ay hapis ve 5 ... adli para cezası olarak belirlendiği nazara alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca suç tarihi itibarıyla yürürlükte olan kanun maddesinin sanığın lehine olduğunun gözetilmemesi sonucu fazla ceza tayininde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü;
08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunla, özel nitelikte olan 6831 Sayılı Orman Kanununda getirilen köklü değişikliklerin ve ceza sisteminin lehe hükümlerinin bütün halinde değerlendirme sonucu 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi dikkate alınarak sanık lehine olan hükümlerin uygulaması gerekmektedir. Bu anlamda mahkeme tarafından değişiklik öncesi ve sonrası hükümler maddi olaya uygulanıp denetime imkan verecek şekilde gösterilmelidir. Kurulan hüküm sanığı, katılanı, diğer ilgileri ve herkesi tatmin etmelidir.
İnceleme konusu kararda mahkeme tarafından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükümleri sanık hakkında uygulanmış, ancak suç tarihinde yürürlükte bulunan 5278 sayılı yasa ile yapılan değişiklik öncesi sanığın hukuki durumu belirlenmemiştir. 5278 sayılı değişiklik öncesi 6831 sayılı kanunun 91. maddesinin sanık lehine hükümler içerdiği anlaşıldığından kanun yararına bozma isteminin yerinde olduğu görülmüştür.
Buna göre;
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Balıkesir 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 10/11/2008 tarihli ve 2007/261 esas, 2008/588 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4.fıkrasının (d) bendi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA,
Bozma kararı doğrultusunda, 5278 sayılı yasa ile yapılan değişiklik öncesi 6831 sayılı kanunun lehe olduğu kabul edilerek ve mahkemenin takdir hakkı da gözetilerek;
Sanığın suç tarihinde yürürlükte bulunan 6831 Sayılı Kanunun 91/2 maddesi uyarınca 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, emval motorlu testere ile kesildiğinden aynı kanunun 91/3 maddesi uyarınca ceza bir kat artırılarak sanığın 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın adli sicil kaydı bulunmaması nedeniyle cezasının ertelenmesi halinde bir daha suç işlemeyeceği anlaşıldığından 647 sayılı yasanın 6. maddesi uyarınca sanığa verilen cezanın ertelenmesine, sanık hakkında CMK’nın 231/5 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, suçta kullanılan Stihl marka m33601125791 “1001+1” modelli motorlu testerenin TCK’nın 54/1 maddesi uyarınca müsaderesine, suç konusu olan 15 kental yakacak niteliğindeki odunun TCK’nın 54/4 maddesi uyarınca müsaderesine,
Hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 13.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.