Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2010/14439 E. 2011/1808 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/14439
- Karar No
- 2011/1808
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetine dair. Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Sanıklar hakkında 6136 sayılı yasanın 13/1 maddesinden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hürriyeti bağlayıcı ceza yanında adli para cezasına da hükmolunması gerektiği gözetilmeden eksik cezaya hükmolunmuş ise de aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 2- Sanıklar hakkında yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,ancak; A- Adli Tıp Kurumu Samsun Şube Müdürlüğünün 14.03.2007 tarihli raporuna göre mağdur ...’ın ateşli silahla yaralanması sonucu sağ fibula kemiğinden açık parçalı kırık meydana gelip bu nedenle yaşamının tehlikeye girmediğinin, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin orta-3. derecede olduğunun bildirilmesine, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 87/3 maddesi 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı yasa ile değişmeden önce müstakil ceza hükmü içermekte olup, maddede 1 ila 6 yıl arasında hapis cezasının öngörülmüş bulunması karşısında, 5237 sayılı yasanın 7/2 maddesi nazara alınarak 87/3 maddesinin 5560 sayılı yasa ile değişmeden önceki ve sonraki durumuna ilişkin olarak somut olaya dair uygulamasının hükmün gerekçesinde gösterilip sonucuna göre uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, B- Sanıkların sarfına neden oldukları yargılama giderlerinden dolayı ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerekirken yazılı şekilde müteselsilen tahsiline karar verilmesi suretiyle CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş sanık ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 16.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.