Yargıtay · 23. Hukuk Dairesi

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/2501 E. 2015/6519 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/2501
Karar No
2015/6519
Karar Tarihi

MAHKEMESİ Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayet olunan vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Şikayetçi vekili, şikayet dışı borçlu...hakkında müvekkilinin alacağı nedeni ile... 2010/8645 Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, bu takip kapsamında haczedilen borçluya ait taşınmazdaki borçlu payının satıldığını, satış tutarının bütün alacaklıların alacaklarını karşılamaya yetmemesi nedeni ile sıra cetveli düzenlendiğini, sıra cetveline yönelik açılan davada ... 2012/562 Esas ve 2013/775 Karar sayılı ilamıyla, elde edilen satış tutarının kendi dosyaları ile şikayet olunanın alacaklısı olduğu... 2010/741 Esas sayılı dosyaları arasında garameten paylaştırılması gerektiğine karar verilerek kesinleştiğini, şikayet olunan vekilinin hazırlayıp getirdiği paylaşıma ilişkin 16.07.2014 tarihli sözleşmeyi kendilerinin de imzaladığını, icra müdürünün, buna göre paylaştırmaya karar verip paraları hesaplara aktardığını, ancak şikayet olunan vekilince hazırlanan paylaştırmaya esas sözleşmede müvekkili alacağının paraya çevirme tarihi itibariyle olan güncel alacak üzerinden değil, takip çıkışı miktar üzerinden dikkate alınması nedeni ile az ödeme yapıldığını ileri sürerek, icra müdürü işleminin iptali ile paraya çevirme tarihi itibariyle oluşmuş dosya alacakları dikkate alınarak belirttikleri miktar üzerinden paylaştırmaya karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Şikayet olunan vekili, işlemin icra müdürü işlemi olmayıp taraflar arasında yapılan sözleşmeye ilişkin bulunması nedeniyle, İcra Hukuk Mahkemesi'nin görevli olmadığını, paylaştırmaya esas sözleşmede şikayetçinin imzası bulunduğunu, hata, hile, ikrah iddiası bulunmayıp rızaen imzalanan sözleşmenin geçerli olduğunu, şikayetçinin imzaladığı sözleşmeden dönemeyeceğini savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece; iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; borçlu adına kayıtlı taşınmazın satışından elde edilen paranın paylaştırılması amacıyla 21.11.2012 tarihli sıra cetveli düzenlendiği,...2012/562 Esas, 2013/775 Karar sayılı ilamıyla, elde edilen paranın tarafların alacaklısı oldukları dosyalar arasında garameten paylaştırılmasına karar verildiği, bunun üzerine taraf vekillerinin 16.07.2014 tarihli müşterek imzalı sözleşme ile icra dairesine müracaat ettiği, icra müdürünün 17.07.2014 tarihinde dilekçe doğrultusunda paylaştırma yapılmasına karar verdiği, kararı taraflara tebliğ etmeksizin, bu tarihte paraları hesaplara aktardığı, taraflarca sunulan sözleşmede yer alan şikayetçinin alacak tutarının 02.11.2012 tarihinde İİK'nın 100. maddesine yarar bilgi istemi üzerine dosyaya bildirilen takip çıkışı alacak tutarı olan 10.329,10 TL olduğu ve bu miktar esas alınarak paylaştırma hesabı yapıldığı, icra müdürü elde edilen paranın paylaştırılması yönünde tarafların sundukları 16.07.2014 tarihli sözleşme doğrultusunda karar verdiği, İİK'nın 140/1. maddesinde, “satış tutarı bütün alacaklıların alacaklarını tamamen ödemeye yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar” emredici hükmüne yer verildiği, sıra cetveli yapmanın tarafların inisiyatifine bırakılacak bir husus olmayıp, yasanın emredici hükmü uyarınca icra müdürünce re'sen yapılması gerektiği, ayrıca sıra cetveli yapılırken garame yapılması durumunda garameye girecek dosya alacaklarının paraya çevirme tarihi itibariyle belirlenip buna göre garame yapılması gerektiği belirtilerek, şikayetin kabulüne karar verilmiştir. Karar, şikayet olunan vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayet olunan vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Şikayet, 17.07.2014 tarihli sıra cetveli niteliğindeki karara itiraza ilişkindir. Dosya kapsamından, ... 2010/741 Esas sayılı dosyasına, borçlu ...'ye ait taşınmazın satışı üzerine düzenlenen 21.11.2012 tarihli sıra cetvelinde satış bedelinden, satış masrafları, tapu harcı ve tellaliye ücreti ile paylaştırma giderlerinin mahsubundan sonra bakiye 136.313,66 TL satış bedelinin şikayet olunan ...alacaklı olduğu 2010/741 Esas sayılı dosya ile şikayet dışı... arasında garamaten paylaşıldığı, 1. sıra alacaklıs... 100. madde bilgileriyle bildirilen 163.673,30 TL alacağının garame hesabında dikkate alınarak,...ye 7.761,42 TL, vergi dairesine ise 128.552,24 TL ayrılmasına karar verildiği, bu sıra cetvelinde şikayetç....'in alacaklı olduğu ...2010/8645 Esas sayılı dosyasının 5. sırada yer aldığı, 100. madde bilgilerine göre 10.329,10 TL borç miktarı gösterildiği ve kendisine pay ayrılmamış olduğu anlaşılmıştır. ...2012/562 Esas, 2013/775 Karar sayılı dosyası kapsamından, şikayetçi... vekilinin, bu sıra cetvelinde iştirak şartları oluşmadığı halde, şikayet olunan...vekilinin haczinin iştiraki sağlanarak garame yapılmasının usulsüz olduğunu ileri sürerek, bu sıra cetveline itiraz ettiği, birleşen dosyada şikayetçi ... vekilince müvekkilinin haczinin ilk haciz olan ... hazine iştirak şartları bulunduğunu ve aralarında garameten paylaşma yapılması gerektiği halde, şikayet olunan... haczine iştirakin doğru olmadığını ileri sürerek, aynı sıra cetveline itiraz ettiği, yapılan yargılama sonucu mahkemece, şikayet olunan Vergi Dairesi'nce, satıştan sonra haciz konulduğu, birleşen dosyada şikayetçinin takibinin dayanağı olan ilamın, dava tarihinin ilk haczin takip tarihinden önce olması nedeniyle, ilk hacze iştirak şartı bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen dosyada şikayetin kabulü ile, anılan sıra cetvelinin iptaline, asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan ...alacağının sıra ve derece kararından çıkarılarak asıl ve birleşen dosya şikayetçileri arasında garameten paylaşım yapılmasına karar verildiği, hükmün asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün temyizi üzerine, Dairemizce asıl ve birleşen dosyada, şikayet olunan Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün temyiz itirazlarının reddiyle, hüküm fıkrasının düzeltilerek onamasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, şikayetin sıra cetveli niteliğindeki karara yönelik, şikayet niteliğinde olduğu kabul edilmesine rağmen, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden karar verilmiş...yukarıda özetlenen dosyasının kesinleşip kesinleşmediği hususu araştırılmamıştır. Ülkemizin de tarafı olduğu ve Anayasa'nın 90. maddesi gereği iç hukukun bir parçası olan...6. ve 1982 Anayasası'nın 36. maddelerinde adil yargılanma hakkına yer verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 27. maddesinde adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olarak hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiş, bu hakkın, yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirme yapmasını da içerdiği belirtilmiştir. İİK'nın 18/3. maddesinde " Aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir." hükmüne yer verilmiştir. Kanunda açıklık bulunmayan hallerde, duruşma yapılıp yapılmayacağı hakimin takdirine bırakılmış ise de; öngörülen takdir hakkı mutlak bir seçimlik hak olmayıp, halin icabına göre değerlendirilmesi gereken bir takdir hakkıdır. Sıra cetveline karşı şikayette bulunulması halinde bu takdir hakkının duruşma yapılarak kullanılması kanunun amacına uygun düşer. Mahkemenin takdirine göre duruşma açılmasının gerekli görüldüğü hallerde ilgililerin duruşmaya çağrılması yasal bir gerekliliktir. Şikayet sonunda hakları haleldâr olabilecek alacaklıların savunma haklarını kullanabilmeleri ve adalet dengesinin sağlanabilmesi bakımından takdir hakkı, duruşma açılması yönünde kullanılmalıdır. Somut olayda, şikayet tarihinde yürürlükte olan HMK'nın basit yargılama usulüne ilişkin 316. vd. madde hükümleri uyarınca yargılamanın yürütülmesi, taraf teşkilinin sağlanması, İİK'nın 18. maddesi uyarınca duruşma açılması, tahkikatın duruşmalı olarak yapılması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece, şikayet olunana tebligat yapılmış ise de duruşmasız olarak evrak üzerinden karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda, mahkemece İİK'nın 18. maddesi uyarınca duruşma açılması, tahkikatın duruşmalı olarak yapılması, öncelikle ...yukarıda özetlenen dosyasının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması, kesinleşmemiş ise, kesinleşmesinin beklenmesi gerekmektedir. ... kararının düzeltilerek onanmasına ilişkin kararın, karar düzeltme yoluna gidilmeden ya da karar düzeltme itirazının reddine karar verilmesi suretiyle kesinleşmesi halinde; borçlu...ait 587 parsel sayılı taşınmazın satış bedelinden, satış masrafları ve paylaştırma giderleri, tapu harcının mahsubundan sonra bakiye 136.313,66 TL'nin, şikayet olunan... ve şikayetçi ...alacaklı olduğu icra dosyaları arasında garameten paylaştırılacağı hususu kesinleşmiş olup, adı geçen alacaklılar vekilince 16.07.2014 tarihli protokolle 21.11.2012 tarihli sıra cetvelinde 100. madde bilgilerinde bildirilen alacak tutarları üzerinden garame hesabı yapılmış, her iki alacaklıya düşen paylar belirtilmiştir. Sıra cetvelinin iptaline ilişkin ilamın Dairemizce onanması ve kesinleşmesi halinde zaten İcra Müdürlüğünce, aynı satış bedeli, aynı alacak tutarı esas alınarak hesaplama yapılacak ve aynı sonuç bulunacaktı. Şikayetçi .... vekilince... 2012/562 Esas sayılı dosya ile birleşen dosyada, 21.11.2012 tarihli sıra cetvelinde alacaklı olduğu dosya için alacak miktarı olarak bildirilen 10.329,10 TL'ye hiçbir şikayeti olmamış, sadece garameten paylaşıma katılması gerektiği ileri sürülerek şikayette bulunmuştur. Mahkemenin İİK'nın 140. maddesi uyarınca sıra cetvelini İcra Müdürlüğü'nün yapması gerektiğinin kabulü, kural olarak doğru ise de, somut olayda taraf vekillerince yapılan 16.07.2014 tarihli protokol, İcra Müdürlüğünce yapılması gereken hesaplama yönünden yol gösterici nitelikte olup, İcra Müdürlüğü'nce de aynı şekilde hesaplama yapılmıştır. Sıra cetveline ilişkin şikayetin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi ve kararın kesinleşmesi üzerine icra müdürlüğünce bu ilamın gerekçesine uygun olarak yeni bir sıra cetveli düzenlenmesi gerekmekte olup, cetvelin kesinleşen ilama göre düzenlenmesi halinde bu cetvelin tekrar şikayetinde hukuki yarar bulunmamaktadır. Diğer yandan, mahkemece garameye girecek dosya alacaklarının satış tarihi itibariyle belirleneceğinin kabulü de kural olarak doğru olmakla birlikte, yukarıda da açıklandığı üzere, somut olayda şikayetçi ... garameye girmesi gerektiğini iddia ettiği alacak tutarıyla ilgili herhangi bir şikayeti olmamıştır. Bu durumda, mahkemece...2012/562 Esas sayılı dosyası ile ilgili Dairemizin düzeltilerek onama ilamının kesinleştiğinin belirlenmesi halinde, işbu şikayete konu sıra cetvelinin esasen bu ilama göre yapıldığı, bu durumda, şikayetçinin dava şartı olan hukuki yararının bulunmadığı, YHGK'nın 20.12.2013 tarih ve 4-2247 E., 1667 K. ve Dairemizin 28.05.2015 tarih ve 2014/7272 E., 2015/3936 K; 10.09.2015 tarih ve 5056 E., 6407 K. sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere dava şartının HMK'nın 30. ve 115/1. maddesi uyarınca davanın her aşamasında araştırılması, taraf teşkili ve duruşma yapılmadan da dava şartı yokluğu nedeniyle karar verilebileceği gözetilerek, şikayetin HMK'nın 114/1-h ve 115/2. madde hükümleri uyarınca hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine; şayet Dairemizin düzeltilerek onama ilamına karşı, karar düzeltme yoluna gidilmesi ve karar düzeltme itirazının kabulü ile hükmün bozulması durumunda ise taraf teşkili yapılıp, duruşma açılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı ve yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, şikayet olunan vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün şikayet olunan yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/2501, K. 2015/6519, T. 14.10.2015, www.arakarar.com/karar/yargitay-23-hukuk-dairesi-2015-2501-e-2015-6519-k-8cca235e6e55