Yargıtay · 23. Hukuk Dairesi
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/1948 E. 2015/7625 K. – Senedin Sahteli
Konu: Senedin Sahteliğinin Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 23. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2015/1948
- Karar No
- 2015/7625
- Karar Tarihi
- Konu
- Senedin Sahteliğinin Tespiti
MAHKEMESİ : .............Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki senedin sahteliğinin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı, üyesi bulunduğu davalı kooperatifin başlattığı icra takibi üzerine ücretinden kesinti yapılmaya başlandığını, takibe konu senetteki imzasının kendisine ait olmadığını, buna ilişkin olarak ......... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne dava açtığını, ............... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/346 Esas sayılı dosyasının 17.04.2013 tarihli ara kararında senet hakkında sahtelik davası açmak için iki haftalık kesin süre verildiğini, bu nedenle işbu davayı açtığını ileri sürerek, (2012 yılında) davalı kooperatif ile birleşen 1513 sayılı Hasköy Tarım Kredi Kooperatifi'nce tanzim edilen 02.08.1996 tarih ve 4418 sayılı senedin sahteliğinin tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı kooperatif vekili, dava konusu senedin resmi senet niteliğinde olduğunu, senede resmiyet kazandıran tarafın Hasköy Köy Tüzel Kişiliği olduğunu, köy tüzel kişiliğinin de HMK'nın 208/4. maddesi uyarınca taraf olarak gösterilmesi gerektiğini savunarak, davanın husumet yönünden reddini istemiştir. ..... Köyü muhtar ve ihtiyar heyeti üyeleri, davaya dahil edilmiştir. Dahili davalı S.. Y.., davanın reddini istemiştir. Diğer dahili davalılara, tebligat yapılmamıştır. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının duruşma gününden haberdar olduğu halde 17.07.2014 günlü oturuma katılmadığı, mazeret bildirmediği gibi kendisini bir vekil ile temsil ettirmediği, dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, anılan tarihten itibaren üç ayı aşkın bir süre geçmesine rağmen davanın yenilenmediği gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararı, davacı temyiz etmiştir. 1-Davacılar ile davalı kooperatif arasındaki davaya yönelik temyiz itirazları yönünden; a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacının temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b-Dava, senedin sahteliğinin tespiti istemine ilişkindir.. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinin yürürlükte bulunduğu dönemde Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi iken, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun’un 5. maddesinde yapılan değişiklikle Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasında ilişki görev ilişkisi olarak değiştirilmiş ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Dava, 01.07.2012 tarihinden sonra açılmış olup, davacı ile davalı kooperatif arasındaki dava, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 99/1. maddesi uyarınca ticari dava niteliğini haiz ise de, yargı çevresinde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmamakta ise, 6102 sayılı TTK'nın 5/4. maddesinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davaya devam edilmesi ve görevsizlik kararı verilmemesi gerektiği açıkça öngörüldüğünden, bu davaya Asliye Hukuk Mahkemesi olarak bakılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Öte yandan, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 99/2. maddesi uyarınca, kooperatif ortağı ile kooperatif arasındaki uyuşmazlıktan kaynaklanan işbu dava basit yargılama usulüne tabidir. Dosya kapsamından, davanın 04.07.2013 tarihinde takipsiz bırakıldığı ve dosyanın işlemden kaldırıldığı, aynı günlü dilekçe ile davanın yenilendiği, daha sonra dahili davalıların davaya katılması için verilen dilekçe üzerine devam eden davanın sonraki bir aşamasında davacının 17.07.2014 tarihli duruşmaya gelmediği ve dosyanın işlemden kaldırıldığı, mahkemece üç ay geçtikten sonra davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Oysa, mahkemece, 04.07.2013 tarihinde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilen ve yenilenmesinden sonra tekrar takipsiz bırakılan davacı ile davalı kooperatif arasındaki davanın, dosyanın işlemden kaldırılması ve üç aylık yenileme süresinin geçmesini beklenmesi gerekmeden, HMK'nın 320/4. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı olarak yazılı yargılama usulünde uygulanması gereken HMK'nın 150/6. maddesine uygun olarak davacıya bir yenileme hakkı daha verilerek, davanın HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca 3 ay içinde yenilenmediği gerekçesiyle açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış ise de, karar sonucu itibariyle doğru olduğundan, HUMK'nın 438/son maddesi uyarınca kararın gerekçesi değiştirilerek ve hüküm fıkrasında yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir. 2- Davacı ile dahili davalılar arasındaki ( yazılı usule tâbi olan) davaya yönelik temyiz itizarlarına gelince; Dosya içerisinde bulunan 17.07.2014 tarihli yenileme dilekçesi, sadece Yazı İşleri Müdürü havalesini taşımakta olup, bu tarih itibariyle yürürlükte bulunan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 5. maddesi uyarınca bu dilekçenin UYAP'a kaydı ve hakim onayına sunulması gerekirken, Dairemizce UYAP kayıtları üzerinde yapılan incelemeden bu dilekçenin UYAP kaydının yapılmadığı ve hakim onayına sunulmadığı, mahkemece de bu dilekçeye itibar edilmediği anlaşılmaktadır. Bu açıklamalara ve dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddine, (1-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın gerekçesi değiştirilerek ve hüküm fıkrasının 1. bendindeki “150/5'inci” ibaresi çıkarılarak, yerine "320/4." ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.