Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/6658 E. 2012/26423 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/6658
- Karar No
- 2012/26423
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet, sosyal yardım, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili, bayram ve genel tatil ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olup, davalı avukatıncada duruşma talep edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirket nezdinde 08.11.2004-07.11.2009 tarihleri arasında güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, davalı şirketin, ekonomik krizi bahane ederek müvekkilini haksız olarak işten çıkartmış olduğunu belirterek kıdem, ihbar tazminatı ile bir takım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili ülkenin içinde bulunduğu ekonomik kriz nedeniyle müvekkili şirketin faaliyetlerinde meydana gelen daralma nedeniyle davacının iş sözleşmesinin 07.11.2009 tarihinde feshedildiğini, fesih bildiriminin yasada öngörülen fesih ihbar sürelerine uyulmak suretiyle gerçekleştirildiğini, kıdem tazminatı yönünden müvekkili olan şirkete ödeme yeri gösterilmesi halinde davacının hak ettiği kıdem tazminatı miktarını müvekkilinin depo etmeye hazır olduğunu, ancak davacı tarafın diğer taleplerini kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini istediklerini bildirmiştir. Mahkemece işveren feshi ... görülmüş bu nedenle davacının kıdem tazminatı, ayrıca ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının da davacı yanca ispatlanması nedeniyle ve davalı tarafın davacının yıllık izinlerini kullandığını ispatlayamamış olması nedeniyle ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin alacağının da kabulüne, diğer isteklerin ise reddine karar verilmiştir. Kararı davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm temyiz itirazları ile davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır. İşçinin işe iade davası açması durumunda, izin ücretinin talep edilip edilemeyeceği davanın sonucuna göre belirlenmelidir. Gerçekten işçinin dava sonucu işe başlatılması durumunda, önceki fesih ortadan kalkmış olmakla ve iş ilişkisi devam ettiğinde 4857 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca izin ücreti istenemez. İşçinin işe başvurusuna rağmen kanuni bir aylık işe başlatma süresi içinde işe alınmaması halinde ise, işe başlatmama anı fesih tarihi olarak kabul edildiğinden, izin alacağı bu tarihte muaccel olur. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir. Hükme esas bilirkişi raporunda davacının hizmet süresine göre beş yıllık izne hak kazandığı, izin kullandırılmadığı ve buna göre yetmiş gün yıllık ücretli izin alacağı olduğu belirtilmiştir. Ne var ki davalı vekili temyiz aşamasında davacının 2005-2006-2007 yılları yıllık ücretli izin kullandığına dair davacı imzasını içeren yıllık ücretli izin defteri sunmuştur. İtiraz niteliğinde bu belgeler yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerekir. Bu nedenle anılan izin belgelerine karşı davacı tarafa diyecekleri sorulmalı, yıllık izin kullandırıldığı ... olduğu takdirde bu izin süreleri mahsup edilerek yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.11.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.