Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/27382 E. 2013/20090 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/27382
- Karar No
- 2013/20090
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, yıllık izin ücreti ile eşit davranmama tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin 2002-2009 yılları arasında hak kazandığı izin süresinin 147 gün olduğunu, bu dönemde en çok 20 gün izin kullandığını, davalı şirketin 53,5 günlük izin ücreti ödediğini, 127 günlük ücret alacağının bulunduğunu belirterek yıllık izin alacağı ve eşit davranmama tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının yıllık izinlerine ilişkin formaların dosyaya sunulduğunu, davacının tüm çalışma süresi boyunca 20 günlük izin kullanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, şirketin eski genel müdürü olarak geçmişte yapılan bazı yanlış uygulamalardan istifade ederek hakkı olmayan miktarları tahsil etmeye çalıştığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, yıllık izin tablosu da göz önünde bulundurulduğunda, 2002-2009 yılları arasında hakedilen 147 gün yıllık izinden 27 gününün kullanıldığı, kullanılmayan 120 gün izin alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı temyiz etmiştir. Taraflar arasıdaki uyuşmazlık konusu davacının yıllık izin alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı sebebe dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır. İşçinin işe iade davası açması durumunda, izin ücretinin talep edilip edilemeyeceği davanın sonucuna göre belirlenmelidir. Gerçekten işçinin dava sonucu işe başlatılması durumunda, önceki fesih ortadan kalkmış olmakla ve iş ilişkisi devam ettiğinde 4857 sayılı Kanun'un 59. maddesi uyarınca izin ücreti istenemez. İşçinin işe başvurusuna rağmen kanuni bir aylık işe başlatma süresi içinde işe alınmaması halinde ise, işe başlatmama anı fesih tarihi olarak kabul edildiğinden, izin alacağı bu tarihte muaccel olur. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Somut olayda, davacı yıllık izin alacağının eksik ödendiğini belirtmiştir. Davalı taraf ise davacının yıllık izinlerini kullandığını ve kullanılmayan yıllık izin haklarına ilişkin ödemenin yapıldığını savunmuştur. Davalı tarafın yemin deliline dayandığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece davalı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılmadan yıllık ücretli izin alacağı hakkında hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.