Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/6659 E. 2012/26424 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/6659
Karar No
2012/26424
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili, bayram ve genel tatil ile sosyal yardım ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm duruşmalı olarak taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş ve davalı avukatınca da duruşma talep edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirket nezdinde 01.01.1993-07.11.2009 tarihleri arasında kaynak işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin ekonomik daralma nedeniyle feshedildiğini, ödeme yeri gösterilmesi halinde davacının hak ettiği kıdem tazminatının ödeneceğini, diğer işçilik alacaklarına ilişkin taleplerin kanuni dayanağının bulunmadığını, dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını savunmuştur. Mahkemece, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davalı işverence haksız feshedildiği, davacının fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil günleri çalışma iddiasını ispatladığı, davalı işverenin bu çalışma karşılığı ücret alacaklarını ödediğini ve yıllık izinlerinin kullandırıldığını gösterir delili ibraz etmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm temyiz itirazları ile davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir. Somut olayda; hükme esas bilirkişi raporunda davacının tüm çalışma süresi için hak kazandığı yıllık izinlerinin kullandırıldığına ilişkin delil ibraz edilmemiş olması nedeni ile 190 gün yıllık ücretli izin alacağı yönünden hesaplama yapılmıştır . Ancak, davalı vekili temyiz aşamasında, davacının 2002 ve 2008 yılları arasında yıllık izinlerin kullandığını gösteren ve davacının imzasını içeren yıllık izin defterini sunmuştur. İtiraz niteliğindeki bu belgelerin yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerekir. Bu nedenle, anılan izin belgelerine karşı davacının beyanları tespit edilmeli, yıllık izin kullandırıldığı ... olduğu takdirde bu izin süreleri mahsup edilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. 3-Taraflar arasında, davacının kıdem tazminatına esas hizmet süresine ilişkin uyuşmazlık bulunmaktadır. Somut olayda, hükme esas alınana bilirkişi raporunda davacının 01.05.1998-07.12.2009 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı kabul edilerek 11 yıl 7 ay 6 gün üzerinden kıdem tazminatı hesabı yapılmıştır. Davacıya ait hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde ise; çalışmanın 01.05.1998-30.11.1999, 08.05.2000-07.12.2000, 01.05.2001-23.06.2001 ve 13.10.2001-07.11.2009 tarihleri arasında kesintili gerçekleştiği görülmektedir. Davalı vekili; davacının işverene bağlı çalışmasının sigorta kayıtlarına eksiksiz bildirildiğini ileri sürmektedir. Bu durumda mahkemece; davalının bu savunmasına ilişkin, sigorta kayıtlarında geçen süre yönünden bir değerlendirme yapılmalı ve gerekirse bu yönde bilirkişiden ek rapor alınarak kıdem tazminatına esas hizmet süresi belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması isabetsizdir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/6659, K. 2012/26424, T. 26.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-6659-e-2012-26424-k-00bdbccd80be