Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2010/8005 E. 2011/13590 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/8005
Karar No
2011/13590
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 31.10.2008 tarihinden sonrası 2926 sayılı Yasaya tabi hizmetlerin iptaliyle l.l.2010 tarihinden itibaren SSK'dan yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, davacının 1.10.2008 tarihinden itibaren 5510 sayılı Yasa'nın 4/1-b (4.) alt bendi kapsamında (tarımsal faaliyette bulunanlar) sigortalı olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın 4/1-b, (4.) alt bendinde "tarımsal faaliyette bulunanların" bu Yasa'nın kısa ve uzun vadeli sigorta kollarının uygulaması bakımından sigortalı sayılacakları, 93.maddesinde ise kısa ve uzun vadeli sigorta kapsamındaki kişilerin sigortalı olmasının zorunlu olduğu, sigortalılığın, bu Yasa'da sayılan sigortalı sayılma şartlarının kaybedilmesi veya ölüm halinde sona ereceği ifade edilmiştir. Hal böyle olunca, Yasa'nın 4.maddesine göre sigortalı sayılan kişinin, yine Yasa'da belirtilen hal ve nedenlerden ötürü sigortalı sayılma şartlarını kaybettiği yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmeden sigortalı sayılamayacağına karar verilmesi mümkün değildir. 5510 sayılı Yasa'nın "Tanımlar" başlıklı 3.maddesinin 19.bendine göre "Tarımsal faaliyet:Kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde veya kamuya mahsus mahallerde; ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yoluyla yahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünleri elde edilmesini ve/veya bu ürünlerin yetiştiricileri tarafından; muhafazasını, taşınmasını veya pazarlanmasını," ifade eder. Bu bend kapsamında tarımsal faaliyeti bulunan kişiler, Yasa'nın 4/1-b, (4.) alt bendi kapsamında zorunlu sigortalı sayılırlar. 5510 sayılı Yasa'nın 6/ı bendinde tarımsal faaliyeti nedeniyle sigortalı sayılanların hangi hallerde "sigortalı sayılmayacakları" hükme bağlanmıştır. Buna göre; "... tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu belgeleyenler " Yasa'nın 4. ve 5.maddelerinin uygulamasında sigortalı sayılmazlar. 5510 sayılı Yasa'nın 9.maddesinde "Sigortalılığın Sona Ermesi" düzenlenmiş ve 1.fıkrasının (b) bendinin 5.altbendinde "Tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için, tarımsal faaliyetlerinin sona erdiği veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamına girdiği tarihten" itibaren sigortalılıklarının sona ereceği belirtilmiştir.

Öte yandan, sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılması gerektiği de 5510 sayılı Yasa'nın 53.maddesinin 1.fıkrası gereğidir. Yukarıda yer alan hukuki açıklamalar ışığında somut olayın incelenmesinde, davacının 506 sayılı Yasa kapsamında ilk defa 1.4.1975 tarihinde çalışmaya başladığı, prim kesintisine dayalı olarak 1.6.1997 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı tescilinin yapıldığı, 1.6.1997 tarihinde başlayan tarım ... sigortalılğının 23.4.2007 tarihinde başlayan 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışması nedeniyle 22.4.2007 tarihinde durdurulduğu, davacının 23.4.2007-7.5.2007 ve 8.5.2007-30.6.2008 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı çalışmalarının bulunduğu, 01.01.1997 tarihinde başlayan ... Ziraat Odası kaydının 5510 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 1.10.2008 tarihi itibariyle devam ettiğinin anlaşılması üzerine 1.10.2008 tarihi itibariyle 5510 sayılı Yasa'nın 4/1-b (4.) alt bendi kapsamında (tarımsal faaliyette bulunanlar) sigortalı olarak tescilinin yapıldığı, 10.10.2008-31.12.2008 ve 1.1.2009-17.12.2009 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı çalışmalarının devam ettiği, 14.5.2009 tarihinde düzenlenen "Muafiyet Belgesinde" davacının aylık ortalama gelirinin 590,00 TL olduğu belirtilerek muafiyet kapsamında olduğunun kabul edilmesine karşın tarımsal faaliyete karine teşkil eden Ziraat Odası kaydı bulunduğu gibi 12.5.2010 tarihine kadar tarım desteği aldığı ve böylece davacının 5510 sayılı Yasa'nın 4/1-b, (4) alt bendi kapsamında tarımsal faaliyeti olup olmadığının veya Yasa'nın 6/1 bendine göre sigortalılık koşullarını kaybedip kaybetmediğinin yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmeden sigortalı sayılamayacağına karar verildiği anlaşılmaktadır. Yapılacak iş, köy muhtarı ile ihtiyar meclisi üyelerini ve gerek görülürse kolluk araştırması ile belirlenecek kamu tanıklarını dinlemek, davacının tarımsal destek almak amacıyla İlçe Tarım Müdürlüğü'ne sunduğu belgeler ile tarımsal destek ödenmesine ilişkin belgelerin onaylı örneklerini istemek, uyuşmazlığa konu dönemde davacının tarımsal faaliyeti olup olmadığını ve tarımsal faaliyetlerinin hangi tarihte sona erdiğini araştırmak, tarımsal faaliyetinin devam ettiğinin anlaşılması halinde Yasa'nın 6/ı bendine göre yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olup olmadığını tespit ettirmek, Yasa'nın "Sigortalılık Hallerinin Birleşmesi" başlıklı 53.maddesini de gözönünde bulundurarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece yukarıda açıklanan hukuki ve maddi olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.Başkan

Atıf: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/8005, K. 2011/13590, T. 15.12.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-21-hukuk-dairesi-2010-8005-e-2011-13590-k-dd7a16b3c326