Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/7540 E. 2026/7942 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/7540
Karar No
2026/7942
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi SAYISI : 2024/223 E., 2024/264 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma KANUN YARARINA TEMYİZ İSTEYEN : Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşen İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı kadın tarafından açılan anlaşmalı boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş, karar taraflarca istinaf edilmeyerek 22.04.2024 tarihinde kesinleştirilmiştir. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün 10.06.2026 tarihli yazısı ile, karar ile ilgili kanun yararına temyiz talebinde bulunulmuş, dosya Dairemize gönderilmiştir. Dosyanın yapılan incelemesinde; davacı kadının Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı, davalı erkeğin ise Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı ve aynı zamanda Türk vatandaşı olduğu, davalının nüfus kaydına göre tarafların evli olmadığı anlaşılmaktadır.

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun "Vatandaşlık esasına göre yetkili hukuk" başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Birden fazla devlet vatandaşlığına sahip olanlar hakkında, bunların aynı zamanda Türk vatandaşı olmaları hâlinde Türk hukuku uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 166 ncı maddenin birinci fıkrasında, evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her birinin boşanma davası açabileceği belirtilmiştir. Yine aynı maddenin üçüncü fıkrasında, evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılacağı belirtilerek bu şartların oluşması halinde tarafların anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verileceği düzenlenmiştir.

Öte yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde hukuki yarar dava şartları arasında sayılmıştır. Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Dava şartı olan hukuki yararın dava açarken mevcut olması gerektiği gibi hüküm verilene kadar her aşama var olmaya devam etmesi gerekir. Şu halde mahkemece, taraflar arasında geçerli bir evlilik bulunmadığı gözetilerek, tarafların boşanmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunmuş ve hükmün kanun yararına bozulmasını gerektirmiştir.

KARAR Açıklanan sebeple; Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanunun 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi karanının aynı Kanun'un ikinci fıkrası uyarınca sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,

10.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2026/7540, K. 2026/7942, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2026-7540-e-2026-7942-k-9b219e20abe0