Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/3669 E. 2026/5928 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3669
- Karar No
- 2026/5928
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/437 E., 2026/161 K. DAVA TÜRÜ : Kusur Tespiti İLK DERECE MAHKEMESİ : Menemen 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2024/730 E., 2024/1099 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından kusur tespiti, konusuz kalması nedeni ile boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taraflar arasında görülen ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesine dayalı olarak açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince, yargılama aşamasında davacı erkeğin vefat ettiği, davacı eşin ölümü ile evliliğin kendiliğinden son bulduğu, boşanma yönünden davanın konusuz kaldığı, davacı mirasçılarının 4721 sayılı Kanun'un 181/2 maddesi uyarınca kusur tespitine yönelik olarak davaya devam ettikleri, davalı kadının (sağ kalan eş) davacı müteveffa erkek eşi ailesiyle görüştürmediği, çocukları ile iletişimlerini istemediği, böylece boşanmaya sebebiyet veren olaylarda sağ kalan davalı kadının tam kusurlu olduğunun tespitine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı kadın vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı kadının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede sarsıldığının sabit olması gerekir. TMK 181/2 maddesi uyarınca kusur tespitine yönelik davada sağ kalan eşin boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olup olmadığının tespitine karar verilmesi gerekir. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince, kadına (sağ kalan eşe) müteveffa erkek eşi ailesiyle görüştürmediği, çocukları ile iletişimlerini istemediği eylemleri kusur olarak yüklenmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden, dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak tarafları davada haklı çıkarmaya matuf beyan ve izahlardan ibarettir. Müteveffa erkeğin yaklaşık 38 yıllık evlilik boyunca çocuklarıyla görüşmemesini sorun yapmayıp, sonrasında bu sebeple dava açması hakkın kötüye kullanımı olduğu gibi müteveffa erkeğin önceki evliliğinden olan çocuklarının reşit olması da nazara alındığında davalı kadının ailesiyle görüştürmediği, çocukları ile iletişimlerini istemediği iddiası hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu durumda, sağ kalan eşe, eşini ailesiyle görüştürmediği, çocukları ile iletişimlerini istemediği eylemleri kusur olarak yüklenemez. 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mirasçının takip ettiği dava hakkında kadına yüklenebilecek başka bir kusurun varlığı da dosya kapsamından ispatlanamamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında sağ kalan eşin kusursuz olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu kusurlu olduğunun tespitine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.