Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/5140 E. 2026/3750 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5140
Karar No
2026/3750
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/32 E., 2025/112 K. DAVA TÜRÜ : Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 19. Aile Mahkemesi SAYISI : 2019/497 E., 2021/200 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen davacı kadın vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı ... geldi. Karşı taraf davalı ... gelmedi. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1. Değer artış payı alacağı; eşlerden birinin diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun karşılık almaksızın esaslı katkıda bulunması durumunda, tasfiye sırasında bu malda meydana gelebilecek değer artışı için katkısı oranında sahip olduğu alacak hakkıdır (TMK md. 227). Denkleştirme (TMK md. 230) hariç, tasfiyeye konu mal varlığında katkı tarihine göre değer kaybı söz konusu ise, katkının başlangıçtaki değeri esas alınır (TMK md. 227/1). Böyle bir malın daha önceden elden çıkarılmış olması halinde hakim, diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler (TMK md.227/2). Değer artış payı alacağı talep edebilmek için, parasal ya da para ile ölçülebilen maddi veya hizmet değeriyle katkıda bulunulmalıdır.

2. Artık değere katılma alacağı ise; eklenecek değerlerden (TMK md. 229) ve denkleştirmeden (TMK md. 230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK md. 219) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK md.231) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK md.236/1). Katılma alacağı, Yasa'dan kaynaklanan bir hak olup bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur.

3. Somut olayda, Mahkemenin taşınmazın serbest iradeyle paylaşıldığına yönelik kabulü yerinde ise de, taşınmazın edinilmesinden sonra davacı kadın tarafından çekilen kredi ile yapılan katkının göz ardı edilmesi hatalı olmuştur. Şöyle ki, tasfiye konusu 12 nolu bağımsız bölümü eşler evlilik birliği devam ederken 13.05.2010 tarihinde satın alarak 1/2 oranında adlarına paylı mülkiyet şeklinde tescil ettirmiş ve halen  tapu sicilinde aynı şekilde ve oranda kayıtlı olup evlilik birliği devam ederken serbest iradeleriyle gerçekleştirdikleri bu paylaşımla, her bir payın o eşin kişisel mal grubuna terk edildiği kabul edilir; ancak davacı kadın, taşınmaz paylı şekilde tescil edildikten sonra taşınmazın davalı adına edinilen hissesinin karşılığı alınan borçların ödenmesi için 30.09.2011 tarihinde çektiği kredi ile katkıda bulunduğunu iddia etmiştir. Dosya kapsamındaki kredi evraklarına göre de, taşınmaz paylı şekilde tescil edildikten yaklaşık bir buçuk yıl sonra davacı kadın adına 30.09.2011 tarihinde 60 ay vadeli 90.000,00 TL bedelli kredi kullanıldığı, kredinin mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar (12.11.2012) 13 aylık taksitinin ödendiği, kredinin taşınmazın borcunun ödenmesinde kullanıldığı hususunda da taraflar arasında ihtilaf olmadığı anlaşılmaktadır.

4. O halde, Mahkemece, davacı kadın tarafından çekilen ve erkeğin hisse borcunun ödenmesinde kullanılan kredi ile yapılan katkı nedeniyle mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar (12.11.2012) ödenen 13 aylık kredi taksiti yönünden, işbu taksitlerinin kişisel malla karşılandığının iddia ve ispat edilemediğinden edinilmiş malla karşılandığı kabul edilerek artık değere katılma alacağı; mal rejiminin sona erdiği tarihten sonra ödenen taksitlerin davacı kadının kişisel malı ile karşılandığından, kredinin kişisel malla karşılanan miktarı yönünden de değer artış payı alacağının belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar veilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5140, K. 2026/3750, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2025-5140-e-2026-3750-k-8108e6f29462