Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/674 E. 2024/7779 K. – Boşanma
Konu: Boşanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/674
- Karar No
- 2024/7779
- Karar Tarihi
- Konu
- Boşanma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2232 E., 2023/3156 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 12. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/55 E., 2022/413 K. Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Kararın taraflar vekilleri tarafından istinaf edilmesi edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin istinaf başvurusunun esastan reddine ve kadının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kabul edilen yönlerden yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 2008 tarihinde evlendiklerini, bu evlilikten üç ortak çocuklarının olduğunu, davalının altı yıldır sürekli cep telefonu ile kumar, bahis oynadığını, müvekkili ve ortak çocuklarla ilgilenmediğini, sorumluluklarını yerine getirmediğini, tüm vaktini telefonda geçirdiğini, kumar alışkanlığı nedeniyle borçlandığını, çekilen kredilerle 200.000,00 TL ye yakın kumar borcunun ödendiğini, yine beş yıl önce toplam 160.000,00 TL kumar borcunun ödendiğini, tarafların davalının kumar alışkanlığından dolayı sürekli borç kredi bataklığına düştüğünü, müvekkilinin davalı tarafından defalarca kez fiziksel şiddete uğradığını, erkeğin kadına hakaret ve tehditlerde bulunduğunu, tarafların son yıla kadar davalının anne babası ile birlikte yaşadığını, müvekkilinin yaşanan tartışmalar neticesinde ortak çocukları olan ... ve ...'ı alarak evden ayrılmak zorunda kaldığını, diğer çocuk ...'yi davalının ailesinin evde bulunması nedeniyle alamadan gitmek zorunda kaldığını, davalının petrol istasyonunda aylık 3.000,00 TL gelir ile çalıştığını belirterek , ortak çocukların velâyetinin müvekkiline verilmesini, ortak çocuklar için ayrı ayrı 700,00 TL nafakanın ve müvekkili lehine aylık 500,00 Tl nafakanın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, davalının kusurlu davranışları sebebiyle 50.000,00 TL maddî 50.000,00 TL manevî tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı olarak boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ve beyanlarının doğru olmadığını, kadına şiddet uygulamadığını, evlilik birliğinin getirdiği sorumlulukları yerine getirdiğini, davacının kendisinden yüksek maaşla çalıştığını ve ailesinin yanında kira vermeden kaldığını belirterek ortak çocuk için mahkemece takdir edilecek oranda nafaka ödemeyi kabul ettiğini ancak çocukların ikisinin kendi yanında kaldığını, evliliğin sona ermesinde kusurlu olan tarafın davacı olduğunu belirterek davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının sürekli olarak cep telefonu üzerinden kumar ve bahis oyunları oynadığı, bu hususu alışkanlık haline getirdiği, bu nedenle eşiyle ve çocuklarıyla ilgilenemediği, yine kumar borcu nedeniyle kredi çekildiği, evin maddî ihtiyaçlarını karşılamadığı, davacıya fiziksel şiddet uyguladığı, hakarette bulunduğu ve tehdit ettiği, davacının başka erkekle görüşmek suretiyle güven sarsıcı davranışlar içinde bulunarak sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşılmakla evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun ) 166 ıncı maddesi uyarınca boşanmalarına, ortak çocuklardan ...'nin velâyetinin anneye, ... ile ...'ın velâyetinin ise babaya verilmesine, velâyet kendisine verilmeyen eş ile çocuklar arasında kişisel ilişki tesisine, ortak çocuklardan ... için aylık 300,00 TL iştirak nafakasına, davacı kadın lehine aylık 400,00 TL yoksulluk nafakasına, kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur tespiti, iştirak ve yoksulluk nafakası miktarı ile reddedilen maddî-manevî tazminat talepleri yönünden istinaf yoluna başvurmuştur. 2.Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; ortak çocuk ...'nin velâyetinin anneye verilmesi ile bu çocuk için hükmedilen iştirak nafakası yönünden istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara yüklenen vakıaların sübutunda tespit ve değerlendirmeler isabetli ise de; sabit görülen eylemlere göre evlilik birliğinin mevcut hale gelmesinde eşlerin eşit kusurlu oldukları yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğu, boşanmaya neden olan olaylarda davalı erkeğin davacı kadına nazaran daha fazla kusurlu olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin açıklanan şekilde düzeltilmesine, davacı vekilinin ortak çocuk lehine hükmedilen iştirak nafakası ile yoksulluk nafakası yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ilgili hükümlerinin kaldırılmasına; erkeğin ağır kusurlu olduğunun tespiti ile; ortak çocuk lehine aylık 700,00 TL iştirak nafakasına, davacı kadın lehine aylık 500,00 TL yoksulluk nafakası ile 25.000,00 TL maddî ve 25.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine, tarafların sair istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; ortak çocuk ...'nin velâyetinin anneye verilmesi, bu çocuk için hükmedilen iştirak nafakası, kusur ve kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası ile tazminatlar yönünden temyiz kanun yoluna başvurarak kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda hangi eşin kusurlu olduğu, kusur belirlemesinin doğru yapılıp yapılmadığı, tazminatlar ve yoksulluk ve iştirak nafakaları hakkında verilen kararın doğru olup olmadığı, doğru ise miktarlarının fazla olup olmadığı, tarafların ortak çocukları hakkında velâyete ilişkin düzenlemenin doğru olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı, 194 üncü, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü ve 6 ncı maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü, 175 inci, 182 nci, 330 uncu ve 336 ıncı maddeleri. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.