Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/665 E. 2024/8804 K. – İpoteğin Kaldırıl
Konu: İpoteğin Kaldırılması Ve Aile Konutu Şerhi Konulması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/665
- Karar No
- 2024/8804
- Karar Tarihi
- Konu
- İpoteğin Kaldırılması Ve Aile Konutu Şerhi Konulması
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2259 E., 2023/2869 K. KARAR : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 4. Aile Mahkemesi SAYISI : 2019/144 E., 2023/467 K. Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması ve aile konutu şerhi konulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacıların davalarının reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...' ın davalı kooperatiften kullanmış olduğu krediye karşılık, davacı ... adına kayıtlı Samsun ili ... ... ... Mah. 7238 ada 4 nolu parsel 17 numaralı bağımsız bölümün ipotek edildiğini ve davacının müteselsil kefil olduğunu, ...' in yaşlı olduğunu, kefalet sırasında diğer davacı eşi ...'in rızasının alınmadığını, işlemler esnasında ...'den medeni hakları kullanma ehliyetine haiz olduğu yönünde hastaneden rapor alınmadığını, ... krediye kefil olduktan sonra kredi borçlularının borçlarını ödememesi nedeniyle ... hakkında Samsun İcra Müdürlüğü''nün 2016/129588, 2017/8128, 2017/56861, 2017/106539, 2017/135832, 2018/6098, 2018/56694, 2018/104784, 2018/142686, 2019/2111, 2019/57111, 2019/82003 Esas sayılı dosyaları ile takip yapıldığını, ...'in yapılan takiplere itiraz ettiğini, davalı tarafından Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2017/513 Esas ve 2017/514 Esas sayılı dosyaları ile itirazın iptali davası açıldığını, diğer itirazlar için dava açılmadığını, ...'in eşinin yapılan işlemler sırasında yazılı ve imzalı muvafakati alınmadığından yapılan kefalet işleminin geçersiz olduğunu, ayrıca aile konutu olan ve eşin muvafakati olmadan ipoteğe konu edilen taşınmazın ipoteğinin geçerli olmadığını belirterek, 22.06.2015 tarihli kefilliğin iptaline, aile konutu üzerindeki 16.03.2016 tarihli ipoteğin iptaline, icra dosyalarında davacının borçlu olmadığının tespiti ile icra takiplerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı lehine ipotek tesis edildiğini, davacılardan ...'in bu davada taraf sıfatı bulunmadığını, davaya konu işlem kendisi tarafından yapıldığını, ...'in bu davada aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddini talep ettiklerini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın ipoteğin kaldırıması davası olduğunu, davacının icra inkar tazminatı talebinin yersiz olduğunu, davacının eşinin ipotek verilmesine muvafakatı bulunmadığı iddiasının doğru olmadığını, davacı ...'in ipotek tarihinde taşınmazı aile konutu olarak kullanmadıkları beyanı ile ipotek tessi edilmesine yazılı ve imzalı muvafakatının bulunduğunu, ipotek tesis tarihinde taşınmaz üzerinde aile konutu şerhinin bulunmadığını, dava dışı ...'ın davacı ...'in damadının kardeşi olduğunu, kandırıldığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesini, aksi halde, davacı ... yönünden husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesini, esas incelesine girişilmesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.10.2019 tarih, 2019/705 Esas, 2019/986 Karar sayılı kararı ile tefrik edilen aile konutundan kaynaklanan ipoteğin kaldırılması davası yönünden görevsizlik kararı verilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın vekilinin sunduğu muvafakat namedeki (aile konutunun ipotek verileceği hallerde diğer eşten alınacak yazılı rıza örneği) imzanın davacıya ait olup olmadığının tespiti için mahkemece davacının imza incelemesine esas teşkil edebilecek şekilde imza örnekleri ilgili kurumlardan celp edildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığını 19.10.0221 tarihli raporu ile " İnceleme konusu belgede "..." isim yazısı ile ...'in mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu isim yazısının mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı, İnceleme konusu belgede ... adına atılı imza ile ...'in mevcut mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görülmekle birlikte; söz konusu imzanın basit tersimli olması nedeniyle ...'in eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediği hususlarını bildirir kanaat raporudur." şeklinde raporunun dosyaya sunulduğu, talimat yoluyla alınan 19.02.2023 tarihli üçlü bilirkişi raporu ile "baştan beri izaha çalıştığımız hususlar, kıyas bulgularımız ve alandaki tecrübelerimiz birlikte değerlendirildiğinde; incelememize konu imzanın ... tarafından atılmış olmasını “kuvvetle mümkün ve muhtemel” seviyesinde derecelendirdiğimizi, incelenen imzanın yapısından kaynaklanan olumsuz kıyas şartı nedeniyle daha ileri kat'iyet derecesinde bir kanaat beyanında bulunulabilmesini mümkün göremediğimizi " şeklinde raporu dosyamıza sunulduğu, alınan raporda açıklanan şekilde yapılan bu imza incelemesi hüküm kurmaya yeterli olduğu, (benzer nitelikte ankara bölge adliye mahkemesi 2. hukuk dairesi.05/06/2018 tarihli 2017/2501 e 2018/844 k sayılı ilamı.) rızanın ne şekilde verileceğine ilişkin yasada herhangi bir şekil şartı da aranmadığı, muvafakatnamedeki imzanın davacı eş ...'e ait olduğu tespit edildiğinden davacı ... tarafından açılan davanın reddine , davacı ... tarafın açılan dava yönünden yapılan değerlendirmede ise ; aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eşin, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini isteyebileceği, kanunun açık metninden de anlaşıldığı üzere, aile konutunun üzerindeki hakkın sınırlandırılması sonucunu doğuran ipotek işlemine karşı malik olmayan eşin dava açabileceği, malik olan eşin kendisinin yaptığı işlem ile ilgili olarak bu davayı açmasının dürüstlük kuralı ile de bağdaşmayacağı, davacı malik eş ...'in dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davacı ... tarafın açılan ipoteğin kaldırılması davasının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; imzanın davacı kadın tarafından atıldığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatlanmadığını, bu hususta net bir sonuca varılamadığını, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, imza itirazının bulunduğu yerde ispat yükünün alacaklıya/davalıya ait olduğunu, davalının bunu ispatlayamadığını, Mahkemece hangi rapora neden itibar edildiğinin gerekçede belirtilmediğini, ipoteğe konu kefalet sözleşmesi ortadan kaldırıldığı halde kefalet sözleşmesine ilişkin verilen ipoteğin geçerli sayılmasının hukuken kabul edilebilir bir durum olmadığını belirterek, davanın reddi yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1)inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile davanın reddi yönünden temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve hukuki nitelendirme Davacı tarafından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 194 üncü maddesine dayalı olarak açılan ipoteğin kaldırılması davasında taşınmazın aile konutu olup olmadığı, malik olmayan eşin ipotek konulmasına rızasının bulunup bulunmadığı, davanın reddi kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 6 ncı, 193 üncü ve 194 üncü maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(6098 sayılı Kanun)'un 584 ve 603 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.