Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/4797 E. 2026/7335 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/4797
Karar No
2026/7335
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2107 E., 2025/2515 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin reddi, temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması

I. Sanık ... hakkında verilen kararlara yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 04.11.2025 tarihli ve 2025/2107 E., 2025/2515 Karar sayılı kararının sanık müdafiinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Sanık hakkında, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 04.11.2025 tarihli ve 2025/2107 Esas, 2025/2515 Karar sayılı kararı ile hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verildiği, bu kararın sanık ve müdafii tarafından 01.12.2025 tarihinde temyiz edildiği, sanığın 26.03.2026 tarihinde ... 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla "dosyamın onaylanmasını istiyorum" şeklinde dilekçe sunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 266/3. maddesinde “aynı Kanunun 150/2. madde ve fıkrası uyarınca sanık ve müdafiinin iradesinin çelişmesi hâlinde müdafiinin iradesine üstünlük tanınması” gerektiği hususunun somut olayda bulunmadığı, zira 5271 sayılı Kanun'un 266/3. maddesinde atıf yapılan aynı Kanun'un 150/2. maddesinde "çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz"lerin belirtildiği, aynı Kanun'un 150/3. maddesinde ifade edilen "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suç" nedeniyle zorunlu müdafi atanması durumunda ise, aynı Kanun'un 266/3. maddesinin uygulanmasının söz konusu olmayacağı ve bu itibarla temyiz isteminden feragat eden sanığın iradesine üstünlük tanınmasının gerekeceği anlaşılmakla, Sanığın 26.03.2026 tarihinde ... 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla "dosyamın onaylanmasını istiyorum" şeklindeki dilekçe ile temyizden feragat iradesini ortaya koyduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 266/1. maddesi uyarınca temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dosyanın İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, II. Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlara yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, III. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanık uyuşturucu madde etkisinde altında olduğundan erkek arkadaşı olan inceleme dışı sanık ... tarafından evde yalnız bırakılmak istenmediğine ve bu nedenle Karamürsel'e araçla gelinen tarihlerde beraberinde getirildiğine, diğer sanıklar tarafından işlendiği ikrar edilen suçlara iştirak etmediğine, sanığın mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 01.02.2025 tarihli Olay Yakalama ve Rızaen Teslim Tutanağına göre, kolluğun sanık ve inceleme dışı sanık ...'ın birlikte yaşadığı eve giderek sanıkla yaptığı görüşmede, sanığın olayı doğrulayarak katılanın ikametinden çalınan bazı eşyaların evde olduğunu beyan ederek kolluğa teslim ettiği ve bu şekilde suça konu eşyaların bir kısmının katılana iadesini sağladığının anlaşılması karşısında, katılan ... 'den kısmî iade nedeniyle sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılmasına rıza gösterip göstermediği sorularak, sonucuna göre sanık hakkında5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1-4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeyerek zararın kovuşturma aşamasında giderildiğinden bahisle aynı Kanun'un 168/2-4 maddesi gereğince sanığın cezasından indirim yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Karamürsel 1. Asliye Ceza Mahkemesine. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine. gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/4797, K. 2026/7335, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-4797-e-2026-7335-k-5a9c1b6989e3