Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/4348 E. 2026/7562 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/4348
Karar No
2026/7562
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/398 E., 2024/787 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin "somut delil bulunmadığına, kamerada sanığın kesin teşhis edilmediğine, sanığın sabıka kaydına göre karar verildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın aynı markete yakalandığı gün olan 05.01.2016 tarihinde tekrar geldiği, bebek bezi ile yakalandığı bu eylemi için hırsızlık suçundan 11.01.2016 tarihli iddianame ile ayrıca bir dava daha açıldığı, bu eylem yönünden Bakırköy 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/28 Esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığı anlaşılmakla, öncelikle birleştirme olanağı varsa dosyalar birleştirilerek, değilse onaylı örnekleri dosya içine konularak, iddianameye kadar olan eylemlerin zincirleme olarak tek bir suçu, iddianameden sonraki eylemlerin ayrı bir suçu oluşturacağı gözetilerek 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanması koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve söz konusu kararın kesinleşmiş olması halinde mahkûmiyet olması durumunda kesinleşen ceza süresinin hükmedilecek cezadan mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Bakırköy 32. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/4348, K. 2026/7562, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-4348-e-2026-7562-k-5bbb65625855