Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/3586 E. 2026/7414 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/3586
- Karar No
- 2026/7414
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/478 E., 2025/1084 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk ... bakımından 12.03.2024 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca 01.06.2024 ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların kanun yolu denetiminin istinaf yolu olduğu anlaşılmakla birlikte, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8. maddesindeki düzenleme dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen kararın daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi nedeniyle Yerel Mahkemece bozma üzerine 04.11.2025 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın temyiz kanun yoluna tabi olduğu; karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ve suça sürüklenen çocuk ... bakımından bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz istemleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün ve kararın Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.