Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/1145 E. 2026/8791 K. – Mala Zarar Verme
Konu: Mala Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1145
- Karar No
- 2026/8791
- Karar Tarihi
- Konu
- Mala Zarar Verme
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Çocuk Mahkemesi SAYISI: 2025/365 E., 2025/493 K. SUÇ: Mala zarar verme HÜKÜM: Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince kanun yararına bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu,, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin "zamanaşımı dolmadığı hâlde, suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle düşme kararının isabetli olmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 21.01.2020 tarihli ve 2017/15-618 Esas, 2020/16 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere zamanaşımı hesabında “Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar.” şeklindeki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/5. maddesinin kanun yararına bozulmasına karar verilen hükümler yönünden uygulama yerinin bulunmadığı, zira kanun yararına bozulan hüküm sonrasında yerel mahkemelerce yapılan yargılamanın yeniden yapılan bir yargılama olmayıp önceki yargılamanın devamı niteliğinde olması nedeniyle “tekrar muhakeme” veya “tekrar yargılama” ibareleri ile kastedilenin yargılamanın yenilenmesi kurumu olduğu, buna göre suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet hükümlerinin kesinleştiği 18.11.2021 tarihi ile kanun yararına bozma tarihi olan 20.05.2024 tarihi arasında da zamanaşımının durduğu ve Siirt 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.02.2023 tarihli ve 2022/233 Esas, 2023/94 Karar sayılı ilâmı ile 01.04.2007 olan suça sürüklenen çocuğun doğum tarihinin 01.04.2005 olarak tashihine karar verildiği belirlenerek yapılan incelemede; Suça sürüklenen çocuğun katılana ait iş yerine alüminyum çerçeveli camlı kapıyı kırmak suretiyle girerek iş yerinden hırsızlık yapması şeklindeki eylemine uyan ve 5237 sayılı Kanun'un 151/1 ve 31/3. maddelerinde belirtilen mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde belirtilen 5 yıl 4 aylık olağan ve 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığının anlaşılmasına rağmen yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.