Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/2686 E. 2025/9030 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2686
- Karar No
- 2025/9030
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/1599 E., 2021/540 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/02/2025 tarihli ve KYB-2025/16943 sayılı kanun yararına bozma isteminin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 101/3 maddesinde yer alan "tutuklama istenildiğinde, şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır." şeklindeki yasal düzenleme karşısında, sanığa müdafi tayin edilmeden, Cumhuriyet savcısının da hazır bulunmadığı 27/12/2019 tarihli celsede sanık hakkında tutuklama kararı verilmesinde; 5271 sayılı Kanun'un 147/1-c fıkrasında yer alan "müdafi seçme hakkının bulunduğu ve onun hukuki yardımından yararlanabileceği, müdafiin ifade veya sorguda hazır bulunabileceği, kendisine bildirilir. Müdafi seçecek durumda olmadığı ve bir müdafi yardımından faydalanmak istediği takdirde, kendisine baro tarafından bir müdafi görevlendirilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında; sanığın cezaevi aracılığıyla gönderdiği 18/02/2020 tarihli dilekçesi ile kendisine müdafi atanmasını talep etmiş olmasına rağmen bu yola tevessül edilmeden yargılamaya devam edilmesinde; " isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 101/3. maddesinde yer alan "tutuklama istenildiğinde, şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır." şeklindeki yasal düzenleme karşısında, hükümlüye müdafii tayin edilmeden, Cumhuriyet savcısının da hazır bulunmadığı 27.12.2019 tarihli celsede sanık hakkında tutuklama kararı verilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 147/1-c fıkrasında yer alan "müdafi seçme hakkının bulunduğu ve onun hukuki yardımından yararlanabileceği, müdafiin ifade veya sorguda hazır bulunabileceği, kendisine bildirilir. Müdafi seçecek durumda olmadığı ve bir müdafi yardımından faydalanmak istediği takdirde, kendisine baro tarafından bir müdafi görevlendirilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında; hükümlünün cezaevi aracılığıyla gönderdiği 18.02.2020 tarihli dilekçesi ile kendisine müdafii atanmasını talep etmiş olmasına rağmen bu yola tevessül edilmeden yargılamaya devam edilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2021 tarihli ve 2019/1599 Esas, 2021/540 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4 maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.