Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/15406 E. 2026/9634 K.

Konu: Karşılıksız Yararlanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2025/15406
Karar No
2026/9634
Karar Tarihi
Konu
Karşılıksız Yararlanma

B O Z M A Ü Z E R İ N E D İ R E N M E MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1219 E. 2025/2005 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan direnme hükmünün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz talebinin, sanığın kurum zararını gidermek istemediğini belirttiği, sanığın atılı suçu kabul ettiği bu sebeple sanığın abonelik işlemi yapmadan ve bilirkişi raporu gereğince sayacı sökük ve iptal abonesi olduğundan tüketim miktarını tespit edebilme imkanı bulunmadığından, tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde kaçak elektrik kullanmak suretiyle karşılıksız yararlanma suçunu işlediğinin sabit olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosyanın incelenmesinde, İzmir 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2020 tarihli ve 2019/28 Esas, 2020/180 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu, sanığın istinaf istemi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 20.04.2021 tarihli ve 2020/2004 E. 2021/1183 K. sayılı kararı ile "Sanığın abonesiz olarak kaçak elektrik kullandığı iddia edilen olayda, katılan kurum ... Elektrik AŞ tarafından dosya sunulan tüketim ekstresinde sanığın 13.12.2018 günü ile hakkında kaçak elektrik tutanağının düzenlendiği tarih olan 05/03/2019 tarihi arasında 16542 kwh elektriği sayaçtan geçecek şekilde kullandığı, sanığın dosyadaki bilgi ve belgelerden tüketim miktarını engelleyecek şekilde sayaca bir müdahalesinin bulunmadığı bilirkişi raporuna göre sayaç sökülmüş olduğundan kaçak tespit tutanağı öncesi ve sonrası tüketim mukayesesinin yapılamadığı bu durumda sanığın abonesiz olarak elektrik kullanma biçimindeki eyleminin hukuki nitelikte uyuşmazlık olduğu anlaşıldığından unsurları itibari ile oluşmayan suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi" gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilerek, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verildiği, hükmün katılan kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 19.12.2024 tarihli ve 2022/12120 Esas, 2024/20614 Karar sayılı kararında "Sanığın perakende satış sözleşmesi olmadan sayaçlı şekilde kaçak elektrik kullanması nedeniyle 05.03.2019 tarihinde kaçak elektrik tutanağının düzenlendiği, her ne kadar dosyada mevcut bilirkişi raporunda tespite engel şekilde tüketim olduğu, sayaca müdahalenin olduğu belirtilmişse de, bilirkişi tarafından bu kanaatin dayandığı sebeplerin raporda açıklanmadığı ve kanaatin soyut nitelikte kaldığı anlaşılmakla, sanığın suça konu işyerini ne kadar süre işlettiği ve sayacı ne zamandan beri kullandığı belirlenerek abonesiz kullanım süresine göre; mahallinde bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak, kurulu güç tespit edilip, abonesiz dönemde normal kullanıma göre tüketebileceği ortalama elektrik miktarı bilirkişiye hesaplattırılarak, tüketimin kayıtsız sayaçtan geçirilen miktarla uyumlu olup olmadığına dair bilirkişiden rapor alınıp, sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği belirlenerek, tüketim miktarı sayaçtan geçiyorsa sanık hakkında beraat kararı verilmesi, sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin sabit olduğunun tespiti halinde ise 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK'nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi hâlinde bu bir dava şartı olduğundan TCK'nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanmış ise bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak, somut olayda da bu açıklamalar ışığında sanığa soruşturma aşamasında ödeme ihtarı yapılmamış olması karşısında belirtilen şekilde işlem yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturmayla yazılı şekilde beraat kararı verilmesi" gerekçeleriyle hükmün bozulduğu, bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesince direnme kararı verildiği anlaşılmış olup, direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 19.12.20 24... /12120 Esas, 2024/20614 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye aykırı olarak, DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2025/15406, K. 2026/9634, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2025-15406-e-2026-9634-k-ca178b583de1