Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/10048 E. 2025/18601 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/10048
- Karar No
- 2025/18601
- Karar Tarihi
KANUN YARARINA BOZMA MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/457 E., 2020/56 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli İNCELEME KONUSU KARARLAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2025 tarihli ve KYB-2025/86991 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre; 1- Çerkezköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2020 tarihli kararından önce İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2019 tarihli ve 2014/192 esas, 2019/135 sayılı kararıyla kayden 01.03.1998 doğumlu suça sürüklenen çocuk ...’ın doğum tarihinin 01/03/2003 olarak düzeltildiği anlaşılmakla suçun işlendiği 29.07.2017 tarihi itibariyle 12-15 yaş gurubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, fazla ceza tayin edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk ...’ın 5237 sayılı Kanunun 31/2. maddesi uyarınca nitelikli hırsızlık ve nitelikli konut dokunulmazlığının ihlali suçlarının hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilecek durumda olup olmadığı, bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığına dair uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma sonucu karar verilmesinde, 3- Kovuşturma aşamasında hâlen 18 yaşını doldurmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2. maddesi gereğince zorunlu müdafii tayin edilmesi ve müdafii huzurunda savunmasının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde, 4- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20... . maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması gerekli olduğu halde, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasında, 5- Yüklenen suçlardan suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine karar verildikten sonra hakkında ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de; anılan Kanun'un 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki amir hükme aykırı olarak fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında aynı maddenin 1. fıkrasında sayılan hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Çerkezköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.01.2020 tarihli kararından önce İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2019 tarihli ve 2014/192 Esas, 2019/135 Karar sayılı kararıyla kayden 01.03.1998 doğumlu suça sürüklenen çocuğun doğum tarihinin 01.03.2003 olarak düzeltildiği anlaşılmakla suçun işlendiği 29.07.2017 tarihi itibarıyla 12-15 yaş gurubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, fazla ceza tayin edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Suç tarihi itibarıyla 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun’un 31/2. maddesi uyarınca işlediği fiillerin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması, 3- Kovuşturma aşamasında hâlen 18 yaşını doldurmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2. maddesi gereğince zorunlu müdafii tayin edilmesi ve müdafii huzurunda savunmasının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, 4. Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20... . maddeleri ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca, fiillerin işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu halde, Mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, 5. Yüklenen suçlardan suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine karar verildikten sonra hakkında ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de; anılan Kanun'un 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki amir hükme aykırı olarak fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında aynı maddenin 1. fıkrasında sayılan hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Çerkezköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.01.2020 tarihli ve 2018/457 Esas, 2020/56 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.