Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/880 E. 2026/4785 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/880
Karar No
2026/4785
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/5051 E., 2023/3626 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

I - Mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 20.06.2023 tarihli ve 2022/5051 Esas, 2023/3626 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Turgutlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2022 tarihli ve 2020/108 Esas, 2022/502 Karar sayılı kararı ile mala zarar verme suçundan, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1. maddesi uyarınca kurulan 1 yıl 1 ay hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları” nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II - Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, "dosya kapsamında müvekkilinin üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin bir delil bulunmadığına, dosya kapsamında bulunan ulusal kriminal büro tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda da sanığın eylemi gerçekleştirdiğinin saptanamadığına, alınan raporda sadece müvekkili ile eylemi gerçekleştiren kişinin boy ve kilo benzerliği olduğunun belirtildiğine, sadece boy ve kilo benzerliği bulunmasının müvekkilinin cezalandırılmasına yetecek mahiyette her türlü şüpheden uzak bir delil niteliğinde olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesi ile istinaf başvurularının reddine karar verilmesinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın aşamalarda atılı suçu işlemediğini savunduğu, olay yerine ait güvenlik kamera görüntülerinde eylemi gerçekleştirilen şahsın başının ve yüzünün kapüşon, bere ve atkı gibi eşyalarla tamamen kapatılmış dolduğunun, görüntülere ilişkin tanzim edilen 25.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda, güvenlik kamera görüntülerinde tespit edilen kişiler ile teşhise yarar fotoğrafları sunulan kişilerin aidiyetine yönelik karşılaştırmalar yapmanın mümkün olmadığının belirtildiğinin, Ulusal Kriminal Büro tarafından yapılan inceleme neticesinde tanzim edilen 20.06.2022 tarihli raporda da, şüpheli-1 ile sanık ...'in genel fiziki yapı-görünüm (ortalama boy&kilo) bakımından benzer oldukları hususunun tespit edildiğinin, ancak eylemi gerçekleştiren şahsın sanık olduğunun kesin olarak tespit edilemediğinin anlaşılması karşısında; olay gecesi sanık ile birlikte olduğu anlaşılan şahıslardan yalnızca olayda kullanılan aracı kiralayan E.R.A.A.'nın kollukta müdafisiz şekilde alınan beyanında, olay gecesi arkadaşları ile alkol aldıkları ve kiraladığı araçla gezdikleri, aracı yıkamak için benzinliğe girdikleri, kendisinin araçtan inmediği, İ.B. ve M.A.'nın araçtan indiği, M.'nin aracı yıkadığı, polislerin kendisine olay anına ait görüntüleri izlettirdiklerinde ...’in hırsızlık yaptığını gördüğü şeklindeki beyanları dışında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığı, sanığın olay gecesi birlikte olduğu ve olay yerine aynı araçla birlikte gittiği anlaşılan, sadece soruşturma aşamasında şüpheli olarak beyanı alınan ve haklarında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen E.R.A.A., H.T., R.D. ve M.A.'nın mahkemede tanık sıfatı ile dinlenilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Turgutlu 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/880, K. 2026/4785, T. 24.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-880-e-2026-4785-k-39c4ad4b1aee