Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/869 E. 2026/5188 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/869
- Karar No
- 2026/5188
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1657 E., 2023/1618 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması, onama
I.Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen ek karara yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 27.10.2023 tarihli ve 2022/1657 Esas, 2023/1618 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizinin mümkün olmaması karşısında; temyiz isteminin reddine dair 27.10.2023 tarihli ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, II.Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ve müdafiinin temyiz isteminin, sanığın suçu işlemediğine, delillerin yeterli olmadığı, müştekilerin şikayetten vazgeçtiği ayrıca duruşmada sanığın teşhis işleminde verdikleri beyanlara ilişkin yapılan incelemede; Sanık hakkında şikayetçiye yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi'nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İskenderun 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Tanık, olay günü sanığı 2 metre mesafeden görmüş ve emniyette eşgal bilgilerini vermiştir. Bu eşgale uyan eski kaydı bulunan beş kişinin fotoğrafı gösterilip fotoğraftan sanık teşhisi üzerine dava açılıp bir yıl sonra duruşma yapılmıştır. Duruşmada tanık gördüğü kişinin sanık olup olmadığını tam ifade edememiş, eski fotoğraf teşhisi şüpheli hale gelmiştir. Dava dosyasında başka delil yoktur. Fotoğraftan teşhisin mahkemede delil kabul edilip, huzurda bir teşhis olmadan mahkûmiyete yeterli delil kabul edilmesi hukuka aykırıdır. Sanığın kolluk tarafından fotoğraf teşhisi hiçbir davada yeterli delil olarak kabul edilmemiştir. Bu da delil olarak mahkûmiyet gerekçesi değildir. Sayın çoğunluğun, aksine kabulüne iştirak etmiyorum.