Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/857 E. 2025/13067 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/857
Karar No
2025/13067
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz talebinin karşılıksız yararlanma suçunun maddi ve manevi unsurlarını oluşturacağını gözetmeden sanık hakkında hukuka aykırı şekilde beraat kararı verilmesi nedeniyle bozulması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Katılan vekilinin 10.08.2022 tarihli dilekçesi ile sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünü sadece vekalet ücreti ödenmemesi yönünden istinaf ettiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2010/1-14 E. 2010/87 K. sayılı ve 13/04/2010 tarihli kararında; "Yargıtay şu an yürürlükte bulunan hükümler uyarınca temyiz dilekçesi veya beyanında gösterilen temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, temyiz dilekçesi ve beyanında ileri sürülüp sürülmediğine bakmaksızın son karara etkili olan tüm yasaya aykırılıkları inceleyip aykırılık saptaması halinde de bozma kararı verme hak ve yetkisine sahiptir. Bu konuyla ilgili olarak getirilen sınırlamalar, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYUY’nın 326. maddesinin son fıkrasında yer alan, “hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291. maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz” kuralı ile 05.03.1941 gün ve 50-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, katılanın münhasıran kendi şahsi haklarına hasrettiği temyiz istemi üzerine, sanık lehine bozma yapılamamasıdır." şeklinde açıklandığı gibi katılan vekilinin “Vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine” ilişkin talebi ile sınırlı olarak inceleme yapılması gerekirken, ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak yerine sanığın beraatine hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/857, K. 2025/13067, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-857-e-2025-13067-k-02d484db95ee