Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/7918 E. 2026/11022 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/7918
- Karar No
- 2026/11022
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2422 E., 2024/825 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I. Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "katılanın soyut beyanı dışında sanığın savunmasının aksini gösterir dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmadığına, iddianamede sanığın olaydaki rolüne dair illiyet rabıtası kurulmadan cezalandırılmasının istenmesinin ceza adaletiyle bağdaşmadığına, aynı durumun mütalaanın hazırlanması sürecinde de devam ettiğine, sanığın olayın asıl faillerini belirtmesine rağmen bu konuda araştırma yapılmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin dikkate alınarak sanığın suç işlemediğinin sabit olması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurularının esastan reddine dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan karara yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Batman 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.