Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/74 E. 2026/8321 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/74
Karar No
2026/8321
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2540 E., 2023/2085 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, ret

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında atılı suçlardan verilen hükümlerin istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 06.07.2023 tarihli ve 2022/2540 Esas, 2023/2085 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının düzeltilerek ve esastan reddine karar verildiği, verilen kararın sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyizi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 18.09.2023 tarihli ek kararı ile iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları yönünden temyiz istemlerinin reddine karar verildiği, bu kararın sanık ... müdafiine tebliği üzerine yeni bir temyiz dilekçesi sunulmadığı ve sanık ... müdafiinin temyiz isteminin hırsızlık suçuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede: I-Sanık ... hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli ile Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 18.09.2023 tarihli ve 2022/2540 Esas, 2023/2085 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz eden sanık ...'ın ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a,b maddelerinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları” ile "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tâbi olmadığına ilişkin düzenleme ile aynı Kanun’un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş ise …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm uyarınca; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 18.09.2023 tarihli ve 2022/2540 Esas, 2023/2085 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ...'ın temyiz isteminin, aynı Kanun’un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, II-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; "Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraat etmesi gerektiğine, somut bir delil bulunmadığına, sanığın samimi beyanlarla olayı aydınlattığına, karşı tarafın zararının giderildiğine, orantısız cezaya hükmolunduğuna ve lehe olan hükümlerin üst hadden uygulanması gerektiğine", sanık ...'ın temyiz isteminin: "Olay yerinde iki kişi olduğuna dair bir somut delil bulunmadığına, önceki savunmalarının geçerli ve gerçek olduğuna, sabıka kaydı sebebiyle ceza verildiğine, tek suçunun araçta olmak olduğuna ve diğer sanıkla aralarında husumet olduğuna" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

5271 sayılı Kanun'un 216/3. maddesinde yer alan; "Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir" şeklindeki düzenleme uyarınca, hükmün verildiği oturumda hazır bulunan sanık ...'dan son sözleri sorulduktan sonra yargılamanın bitirilmesi gerekirken sanık ... müdafiine söz verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 216/3. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Ankara Batı 11. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/74, K. 2026/8321, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-74-e-2026-8321-k-7eacd31151f6