Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/6958 E. 2024/9414 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6958
- Karar No
- 2024/9414
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Suç eşyasının satın alınması ya da kabul edilmesi HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyizi bakımından; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2014 tarihli ve 2014/2581 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında şikâyetçinin ikametinden cep telefonu çalması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 116/1, 53/1, 63/1. maddelerinden cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Bakırköy 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2014 tarihli ve 2014/83 Esas, 2014/219 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 165/1 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 10.07.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 3. Bakırköy 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2016/209 Esas, 2016/348 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 165/1 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis 80 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 18.05.2023 tarihli kararı ile; "Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsîleştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan hüküm kurulması," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bozma üzerine Bakırköy 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 5237 sayılı Kanun'un 165/1 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz talebi; lehe hükümlerin uygulanması isteğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında şikâyetçinin ikametinden cep telefonu çaldığı iddiasıyla açılan davada, Yerel mahkemece yargılama sırasında toplanan tüm deliller ve oluşan tüm dosya kapsamından, eylemin suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi kabul edilerek sanığın bu suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Sanık suçlamayı kabul etmemiş, telefonu bulduğunu beyan etmiştir. 3. Olay yakalama tutağı dosya arasına alınmıştır. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1.05.02.2014 tarihli olay yakalama tutanağına göre, saat 16.00 sıralarında sanığın kolluk ekibince durumundan şüphelenilerek durdurulduğu, yapılan üst yoklamasında, sağ elinde içinde sim kart olmayan cep telefonunun tespit edildiği, sanığa sorulduğunda telefonun kendisine ait olduğunu beyan ettiği, sanığın telefondaki son aranan kişilerin kim olduğunu bilememesi üzerine, bu şahıslardan biri kolluk ekibince aranarak şikâyetçiye ulaşıldığı, şikâyetçi ise ifadesinde, 05.02.2010 tarihinde saat 02.00 sıralarında ikâmetine geldiğini, aynı gün saat 14.00 sıralarında odada bulunan cep telefonunu bulamadığını beyan ettiği, her ne kadar sanık savunmasında cep telefonunu bulduğunu ifade etmiş ise de; hırsızlığın gerçekleştiği saat ile sanığın yakalandığı saat aralığının kısalığı da gözetildiğinde, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, bu nedenle sanığın eyleminin hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, suçun hukuki nitelendirmesinde yanılgıya düşülerek 5237 sayılı Kanun'un 165/1. maddesi uyarınca suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kabule göre de; a- Hükümden sonra 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 165/1. maddesinde düzenlenen suçu eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmiştir. b-Bozma öncesi yapılan yargılamada, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 165/1. maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırıldığı ve anılan hüküm aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı hâlde bozma sonrası kurulan hükümde 5 ay hapis 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek sanığın kazanılmış hakkı gözetilmeden 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesine aykırı karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2024 tarihli ve 2023/529 Esas, 2024/10 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.