Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/6252 E. 2026/10089 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6252
- Karar No
- 2026/10089
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1969 E., 2024/585 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I- Konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 22.02.2024 tarihli ve 2023/1969 Esas, 2024/585 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Sanıklar hakkında, Bodrum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2023 tarihli ve 2022/675 Esas, 2023/756 Karar sayılı kararı ile konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1 ve 119/1-c. maddeleri uyarınca kurulan 12'şer ay hapis cezaları ile mahkûmiyet hükümlerine konu cezaların türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları ve bu kararlara yönelik temyizlerin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları” nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, "müvekkillerinin aşamalarda samimi beyanlarda bulunduğuna, suçu ikrar ettiklerine, ancak ceza verilirken alt sınırdan uzaklaşıldığına, yargılama boyunca suçu ikrar eden sanıklar hakkında verilen cezanın fazla olduğuna, istinaf mahkemesi kararının da hukuka ve yerleşik içtihatlara aykırılık teşkil ettiğine, eksik inceleme sonucu karar alındığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 29.06.2022 olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında 06.07.2022 olarak yazılması ve sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ilâmdaki cezanın 10 ay hapis olmasına rağmen 4 yıl 2 ay hapis olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hatalar olarak kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bodrum 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.