Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/5702 E. 2024/7406 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/5702
Karar No
2024/7406
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 17.05.2018 tarihli ve 2018/1546 Esas, 2018/1171 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Cezaevinde olan sanığa yapılan tebligatın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 35/son maddesi uyarınca kendisine okunup anlatılmadan tebliğ edilmesinden dolayı gerekçeli karar tebliği işlemi usûlsüz olduğundan, sanık müdafiinin 07.02.2024 tarihli temyiz isteminin süresinde ve eski hâle getirme talebinin yerinde olduğu belirlenmekle yapılan incelemede; A.Sanık Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesi Neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE, B.Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesi Neticesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve savunmasının zorunlu müdafii eşliğinde alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma kararının sanığın tutuklu olarak bulunduğu hükmün bozulmasına ilişkin olması ve cezaevinde kaldığı süre de dikkate alınarak sanığın hırsızlık suçundan TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde salıverilmesi için ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, bilgi edinilmesi amacıyla tahliye kararının bir örneğinin de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, dava dosyasının aynı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/5702, K. 2024/7406, T. 09.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-5702-e-2024-7406-k-37961769b432