Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/5507 E. 2024/12709 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5507
- Karar No
- 2024/12709
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/363 E., 2024/73 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 28.11.2019 tarihli bozma ilâmından önce verilen ve sadece sanık tarafından temyiz edilen 20.04.2015 tarihli kararda, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan hükmolunan hapis cezasının ertelendiği gözetilmeden, bozma kararından sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ancak denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle hakkındaki hüküm açıklanan sanık hakkında 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesine aykırı şekilde erteleme hükümleri uygulanmayarak kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi, 2. Mahkemenin 20.04.2015 tarihli kararıyla sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 10 ay hapis cezası verildiği, anılan karara yönelik aleyhe temyiz bulunmadığının anlaşılması karşısında, ceza miktarı yönünden 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın 10 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerekirken, sonuç olarak 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, 3. Lehe bozma sonrası yargılama giderlerinin sanıktan tahsil edilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hüküm fıkrasından "...sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, " ibaresi çıkarılarak yerine ".... sanığın cezasının erteli 10 ay hapis cezası üzerinden infazına ve 5237 sayılı Kanun’un 51/3. maddesi gereğince mahkemenin takdirine göre 2 yıl denetim süresi belirlenmesine” cümlelerinin eklenmesi ve yargılama giderlerine dair bölüm hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "bozma kararı öncesi yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline, bozma sonrası yargılama giderlerinin ise bozma kararı lehe olduğundan Hazine üzerinde bırakılmasına" cümlelerinin eklenmesine karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının. Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.