Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/4891 E. 2024/9309 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4891
- Karar No
- 2024/9309
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma, ret Dosya incelenerek gereği düşünüldü: I- Sanıklar ..., ..., ... hakkında ceza infaz kurumundan firar etme suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Isparta 1. Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli kararının, şikâyetçi Adalet Bakanlığı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan doğrudan zarar görme olasılığı bulunmayan şikâyetçi Adalet Bakanlığının, bu suçtan açılan davaya katılma ve hükmü temyiz hakkının bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi kurum vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik şikâyetçi kurum vekilinin, sanıklar ..., ..., ... hakkında cezaevinden firara teşebbüs suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine ve sanık ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanıkların temyiz istemlerinin incelenmesinde Katılan sıfatını alabilecek surette kamu malına zarar verme suçundan zarar görmüş bulunan Adalet Bakanlığının duruşmadan usûlüne uygun haberdar edilmediği, gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ederek davaya katılma iradesini açıkça ortaya koyduğu anlaşılmakla anılan kurumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237/2. madde ve fıkrası uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıkların hükümlü olarak bulundukları ceza infaz kurumundan firar etmeye teşebbüs etmeleri ve bunu gerçekleştirmek amacıyla koğuşta bulunan pencere alt pervazının kırılması şeklindeki eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nın 152/1-a, 292/1. maddelerinde tanımlanan suçlar için öngörülen cezaların türü ve üst sınırlarına göre, aynı Kanun'un TCK'nın 66/1-e maddesine göre hesaplanan 8 yıllık asli dava zamanaşımının, 01.12.2015 tarihli mahkûmiyet tarihi ile inceleme tarihi arasında geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan kurum vekilinin ve sanıklar ..., ..., ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.