Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/3700 E. 2026/10309 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3700
Karar No
2026/10309
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/256 E., 2024/10 K. SUÇ: Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

I-Sanıklar ..., ..., ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, hırsızlık konusu hayvanların sanıklar tarafından soruşturma aşamasında teslim olunduğu, mahkemece bu hususun değerlendirmeye alınmadığı, zarar giderilmesine rağmen fahiş ceza tayininin hukuka aykırı olduğu, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın olaya karışmadığı, hırsızlık kastı bulunmadığı, şikâyetçinin 18 hayvanının çalındığı, sanıkların hayvanları teslim etmelerine rağmen şikâyetçinin beyanı doğrultusunda 22 hayvan çalınmış olmasına kanaat getirilerek etkin pişmanlıktan faydalandırılmadığı, sanığın suçu işlediğine dair telefon kayıtlarından başka bir delil bulunmadığı, bunun da tek başına yeterli olmadığı, sanık yardım amacıyla gittiği için zaten telefon görüşmelerinin de olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanık hakkında TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiği, 18 adet büyükbaş hayvanın sanığın yer göstermesi ile bulunduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında bozmaya uyularak kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, usul ve yasaya uygun olan hükümlere yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

II- Sanık ... hakkında kurulan hükme yörelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, hayvanların bulunduğu bölgenin sanık tarafından bilinmediği, bahse konu yeri yalnızca diğer sanıkların bildiği, hayvanların bulunduğu yerin kime ait olduğunu da bilmediği, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği, soruşturma aşamasında zararın tamamen tazmin edildiği, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, sanık müdafinin karar duruşmasında hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, mazeret talebinin reddine karar verilerek müdafiinin yokluğunda yargılamaya devam edilip hüküm kurularak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca dava dosyasının yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere Suluova Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/3700, K. 2026/10309, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-3700-e-2026-10309-k-da8c486473a0