Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/3495 E. 2026/6930 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3495
- Karar No
- 2026/6930
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2137 E., 2023/3680 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması, onama
I.Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen temyiz isteminin reddine dair ek karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 09.01.2024 tarihli ve 2023/2137 Esas, 2023/3680 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; temyiz isteminin reddine dair 09.01.2024 tarihli ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin; ''Dosyadaki delliller ve beyanlar dikkate alınmadan sanığın mahkûmiyetine karar verildiğine, sanığın aşamalarda samimi ve çelişkili olmayan ifadelerde bulunarak olayın nasıl vuku bulduğunu gösteren açıklayıcı beyanlarda bulunduğuna, olay günü Taksim'den aldığı iki müşteriyi istediklere yere götürüp istedikleri yerde beklediğine ve sonrasında istedikleri noktaya tekrar götürdüğüne, sanığın hırsızlık kastının bulunmayıp olaya ilişkin bilgi ve görgüsünün de olmadığına, polis durdurma noktasında diğer şüphelilerin firar etmesi ve polislerin aracın içini araması sonucu suça konu eşyaları görüp bilgi sahibi olduğuna, bunun akabinde ise polislere hangi adreslere gittiğini belirterek katılanın bulunmasında ve zararlarının giderilmesinde yardımcı olduğuna, sanığın diğer şahıslarla herhangi bir iletişimi veya bağının bulunmadığına, sanığın suça iştirak ettiği ve suçun icrasını kolaylaştırdığı iddiasının hukuki dayanaktan ve somut delillerden yoksun olduğuna, sanığın sabıka kaydına bakıldığında olayla herhangi bir ilgi ve alakasının olup olmadığının görüleceğine, sanığın taksisinde kurulu olan araç takip sistemleri arızalı olduğundan dolayı ulaşılamadığına, sanığın suçsuz olduğu sabit olmasa bu kayıtları talep etmelerinin mümkün olmayacağına, sanık ...'ın savunmasına itibar edilmesi gerektiğine, sanığın ceza almasına sebebiyet veren kaçma anına dair bir görüntünün mevcut olmadığına, her ne kadar tutanak mümzileri mahkemede aksi yönde beyanda bulunmuş olsa da sanığın bahse konu tutanağı imzalamaktan imtina ettiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin sanık lehine işletilmesi gerektiğine, sanıkların imzadan imtina ettiği tutanağın tek başına hükme esas alınamayacağına, sanığın durdurma noktasından kaçmayıp hür iradesiyle durdurma noktasına girdiğine, polisler tarafından yapılan arama hukuka aykırı olup hukuka aykırı arama neticesinde elde edilen delilin hükme esas alınamayacağına, gözle görülemeyen yer olan araç torpidosunun arandığına, adli arama kararı gerektiren olayda arama kararı alınmadan arama yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, aynı gece gerçekleşen üç farklı eylem niteliği itibariyle aynı olmasına rağmen sanık hakkında üç farklı hüküm tesis edildiğine, sanığın beraatine karar verilmesine, aksi halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.