Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/3234 E. 2024/8187 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3234
- Karar No
- 2024/8187
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I) Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Mahkemece gösterilen gerekçe yeterli görüldüğünden de tebliğnamedeki 2 numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; 23.10.2014 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 23.10.2015 olarak hatalı yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Mahkemece gösterilen gerekçe yeterli görüldüğünden de tebliğnamedeki 2 numaralı bozma düşüncelerine iştirak edilmemiş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Katılana ait işyerinden laptop ve bilgisayar çalınması şeklinde gerçekleşen somut olayda; sanığın bozma sonrası yürütülen yargılama sırasında katılanın zararını karşılamak istemesi, ancak katılanın aşamalarda giderilmesini istediğini belirttiği zarar miktarını bildirmemesi karşısında; katılandan hırsızlık suçu nedeniyle oluşan zararının ne olduğu açıkça sorulup, gerekirse zarar miktarı bilirkişiye hesaplattırılarak sanığa ödemesi gereken meblağ ve ödeme yeri gösterilip zararın giderilmesi için uygun bir süre tanınarak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanma olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. 23.10.2014 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 23.10.2015 olarak hatalı yazılması, 3. Dosyada vekâletnamesi bulunmayan katılan lehine vekâlet ücreti tayin edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık, müdafii ve sanık vasisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.