Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/2873 E. 2025/12168 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2873
- Karar No
- 2025/12168
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/556 E., 2023/1081 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen kararın; 7165 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin; hırsızlık amacıyla benzinliğe gitmediklerine, benzinlikten 300 metre uzaklaştıktan sonra sanık....'un kendilerinden ayrılarak tek başına suçu işlediğine, kendisinin olayla herhangi bir ilgisinin olmadığına, bozma ilamı doğrultusunda kendisine barodan müdafii atanmadığına, sanık müdafîin temyiz isteminin ise suçun unsurlarının oluşmadığına, verilen cezanın fazla olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Bozma öncesi yapılan yargılamada, ilk derece mahkemesince 13.06.2017 tarihli karar ile sanığın hesap hatası sonucunda neticeten 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan hükmün sanık ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edildiği, Cumhuriyet savcısının istinaf isteminin sanık lehine olduğu ve anılan hüküm aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği hükmedilen cezanın sonuç olarak 5 yıl 15 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafîinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 5271 sayılı Kanun'un 303/1. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasına “5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 5 yıl 15 ay hapis cezası üzerinden infazına" ibaresi eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Çivril Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.