Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/1516 E. 2026/7330 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1516
- Karar No
- 2026/7330
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2167 E., 2023/3388 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, suçun gece vakti işlendiği konusunda delil bulunmadığına, eksik araştırma sonucu karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve suça konu eşyaların katılana iade edildiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Katılanın aşamalarda, kendisine ait olup tüm kapılarını ve camlarını kilitlediği aracından suça konu teyp ve hoparlörlerin çalındığını beyan ettiği ve dosya içerisindeki Olay Yeri İnceleme Raporu ile, aracın kapılarının açık olduğunun, kapı ve kapı kilit sisteminin sağlam ve üzerlerinde herhangi bir zorlama ya da hasarın bulunmadığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d-h maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 142/2-h maddesi uyarınca hüküm kurulması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış; gerekçeli karar başlığında, 31.10.2022 şeklinde yanlış yazılan suçun işlendiği tarihin mahallinde 06.11.2022 olarak düzeltilmesi mümkün görülmüş; sanık hakkında tekerrür nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmesine rağmen, cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmemiş olması, tekerrür halinde cezanın infazından sonra mükerrir hakkında uygulanacak olan denetimli serbestlik tedbirinin, mükerrirliğin kanunî sonucu olduğundan infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Turgutlu 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.