Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/1515 E. 2026/7329 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/1515
Karar No
2026/7329
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/399 E., 2023/3494 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeni hükmü tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin özetle "para transfer işlemlerinin katılanın rızasıyla gerçekleştiğine, katılanın çelişkili ve somut delillerle desteklenmeyen beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, tanık beyanının dikkate alınmadığına, eylemin gece vakti işlendiğine dair delil bulunmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine"; katılan vekilinin temyiz isteminin özetle "başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunun da oluştuğuna, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesinin uygulanmasının isabetli olmadığına ve katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ve katılanın daha önceden sevgili oldukları ve ayrıldıkları; ancak görüşmeye devam ettikleri, 15.07.2021 tarihinde saat 02.30 sıralarında sanığın katılanın evine geldiği, bir süre oturdukları daha sonra uyudukları, katılanın sabah kalktığında, sanığın evde olmadığını, ayrıca evinde bulunan çeşitli altın takılarıyla bazanın altında bulunan 10.000,00 Amerikan doları parasının yerinde olmadığını tespit etmesi üzerine, cep telefonu internet bankacılığından yaptığı kontrolde, kendi hesabından 50.000,00 Türk lirası tüketici kredisi kullanıldığını, 60 gram altının bozdurularak her iki paranın da sanığın hesabına EFT yapıldığını, ayrıca hesabında bulunan 1.750,00 Amerikan doları ile 100 EURO'nun da sanığa gönderildiğini tespit ettiğini beyan ettiği olayda, katılanın soruşturma aşamasında, sanık ile içtiği neskafeden bir yudum aldıktan sonra kendisinden geçtiği, sabah uyandığında yatak odasında gözlerini açtığı, üzerinde elbiselerinin olmadığı, sanığın kahve içerisine bir şeyler koyduğu ve yargılamaya konu işlemleri yaptığı yönünde beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-d maddesinde düzenlenen yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin kanıtları, değerlendirme görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için takdiren Salihli 3. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/1515, K. 2026/7329, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-1515-e-2026-7329-k-df352462d323