Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/14545 E. 2025/5086 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/14545
- Karar No
- 2025/5086
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3291 E., 2024/2056 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu (Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.11.2022 tarihli ve 2022/11-436 Esas, 2022/705 Karar sayılı kararı uyarınca beraat ile sonuçlanan davalarda; iddianamedeki suçun vasıflandırılması doğrultusunda; ... şekline göre daha az ve fazla cezayı gerektiren nitelikli haller ve ağırlaştırıcı nedenlere ilişkin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61/5. maddesindeki indirimler hariç olmak üzere sevk maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırı bakımından 10 yılı geçme olanağı bulunan kararların temyiz edilebileceği anlaşıldığından, sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen beraat kararlarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair kararların da temyizi kabil olduğu), 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ... müdafiinin duruşma talebinin tayin olunan ceza süresi itibariyle 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "katılanın aşamalarda ileri sürdükleri iddiaların çelişkili ve dayanaktan yoksun olup, ispat için sundukları delillerin tamamen soyut, çelişkili, ispata elverişli olmayan deliller olduğuna, dosya kapsamındaki deliller itibariyle sanığın üzerine atılı suçun sübut bulmadığına, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilirken kullanılan gerekçelerin isabetli olmadığına, tanık ...'un gerçeğe aykırı beyanda bulunduğuna ve sanık yönünden suçun maddî ve manevî unsurları oluşmadığından beraatine hükmedilmesi gerektiğine" katılan vekilinin temyiz isteminin özetle "suçun sanıklar ..., ..., ... ve ... tarafından iştirak hâlinde işlendiği dosyada mevcut delillerle sabit olduğundan sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen beraat kararlarına yönelik, sanık ... hakkında ise, mahkûmiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlarda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararları hukuka uygun bulunduğundan, sanık ... müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.