Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/1255 E. 2024/3632 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1255
- Karar No
- 2024/3632
- Karar Tarihi
T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4331 E., 2023/3859 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I - Konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.11.2023 tarihli ve 2023/4331 Esas, 2023/3859 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında, Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.10.2023 tarihli ve 2023/780 Esas ve 2023/689 Karar sayılı kararı ile konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4, 119/1-c, 53 ve 58. maddeleri uyarınca kurulan 2 yıl hapis cezası ve mala zarar verme suçundan, aynı Kanun'un 151/1, 53 ve 58. Maddeleri uyarınca kurulan 4 ay hapis cezası ile mahkûmiyet hükümlerine konu cezaların türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları ve bu kararlara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II - Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin '”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin nesafet kuralları aşılarak tarafına fazla ceza tayin edilmesinin hukuka ve yasalara aykırı olduğuna, dosyanın şeffaf bir şekilde incelenerek usulsüz verilen kararın incelenmesini istediğine; sanık müdafiinin temyiz isteminin, müvekkiline katılanın zararını gidermesi için yeterli ve makul süre verilmediğine, yerel mahkemeden sanığın tahliyesi ile zararı gidermek için yeniden süre verilmesini talep ettiklerine, ancak mahkemece bu hususun değerlendirilmediğine, oysa sanığın suçtan dolayı pişmanlığını defalarca dile getirdiğine ve zararı gidermek istediğine, müvekkilinin aşamalarda suçu ikrar edip pişmanlığını dile getirmiş olmasına rağmen hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, müvekkilinin tutuklu kaldığı süre, dosyanın temyiz aşamasında oluşu ve sanığın sabit ikametgahı olması sebebiyle tahliyesine karar verilmesini talep ettiğine, ikinci kez mükerrirliğe ilişkin verilen kararın da aradan geçen süre nedeniyle hukuka aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ve müdafiinin diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Sanık hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesinde belirlenen ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilemeyeceği bu hususun 5275 sayılı Kanun'un 108/4.maddesi uyarınca infaz hakiminin görevi kapsamında infaz aşamasında değerlendirilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından “Mükerrir sanık hakkında TCK 58/6, 7 maddesi uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.