Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/12023 E. 2024/21557 K.

Konu: Karşılıksız Yararlanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/12023
Karar No
2024/21557
Karar Tarihi
Konu
Karşılıksız Yararlanma

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3532 E., 2024/1658 K. SUÇ : Karşılıksız Yararlanma HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin sanık hakkında lehe olan hükümlerin uygulanmadığı, cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesi hususunun gözetilmediği, suçun ertelenmesine karar verilmesini talep ettiğine, katılan vekilinin temyiz isteminin; kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK’nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK’nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği; bu açıklamalar ışığında somut olayda değerlendirildiğinde, sanığa soruşturma aşamasında ödeme ihtarı yapılmadığı ancak sanığın müşteki kurum zararını giderdiğinin anlaşıldığı; böylece soruşturma aşamasında kendisine ödeme ihtarı yapılmayan ancak kovuşturma aşamasında zararı gideren sanık hakkında kamu davası açılamayacağından 5237 sayılı TCK’nın 168/5. maddesine istinaden 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken kovuşturmaya devamla yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 168/5. ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, karardan bir suretin Adli Sicil Kanunu’nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne mahkemesi tarafından gönderilmesine, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Erdemli 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/12023, K. 2024/21557, T. 26.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-12023-e-2024-21557-k-4b2d99bc4a70