Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/11984 E. 2026/8765 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/11984
- Karar No
- 2026/8765
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/388 E., 2024/1098 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine, düzelterek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
I- Sanık ... hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 03.04.2024 tarihli ve 2024/388 Esas, 2024/1098 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Yokluğunda verilen ve usulüne uygun olarak 27.04.2024 tarihinde tebliğ edilen hükmü, 5271 sayılı CMK'nın 291/2. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süreden sonra 14.05.2024 tarihinde temyiz eden sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun'un 298. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II - Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve vasisinin temyiz isteminin, "sanığın cezai ehliyeti olmamasına rağmen mahkûmiyetine karar verilmesine, her türlü şüpheden uzak sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmamasına rağmen sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 29.03.2023 tarihli raporunda sanığın 29.07.2022 tarihli bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçuna karşı işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabildiği ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacak veya kaldıracak düzeyde bir akıl hastalığının bulunmadığına dair raporun dosya içerisinde alındığı anlaşılmışsa da sanığın adli sicil kaydında bulunan Salihli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2020 tarihli ve 2019/68 Esas, 2020/159 Karar sayılı ilâmında Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi tarafından düzenlenen 22.03.2019 tarihli raporunda," Sanığın 07.09.2018 tarihinde işlediği iddia olunan " Görevi Yaptırmamak İçin Direnme " suçuna karşı akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağı, bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azaldığı, 5237 sayılı TCK.nun 32/1 maddesi kapsamında bulunduğu" şeklinde rapora istinaden sanık hakkında TCK'nun 32/1 ve CMK 6'nun 223/3-a maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına ve TCK'nun 57/1. maddesine göre koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilmesine ve sanığın yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına karar verildiği, dosya içerisinde buluna 20.09.2023 tarihli tutanak içeriğine göre sanığın %50 zihinsel engelli olduğu, çalışmadığı, engelli maaşı aldığının belirtildiği, sanığın aşamalarda da savunmasının alınamadığı nazara alındığında TCK'nın 32. maddesi kapsamında sanığın, suç tarihinde işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı ya da bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı konusunda Adlî Tıp Kurumundan rapor alınarak sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 32. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve vasisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Burdur 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.