Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/3184 E. 2026/8766 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3184
- Karar No
- 2026/8766
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3882 E., 2023/2989 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin, "sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmamasına rağmen beraati yerine mahkûmiyet hükmü kurulmasına, suça konu malzemeler bulunmadığı hâlde soyut şüphe üzerine mahkûmiyet hükmü kurulmasına, mağaza envanteri ve tanık ifadeleri bulunmamasının nazara alınmaksızın hüküm kurulmasına" sanık ...'ın temyiz isteminin "yapılan mütalaa ile hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği belirtildiği halde hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasına, savunması dikkate alınmadan hüküm kurulmasına, üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli delil bulunmamasına rağmen beraati yerine mahkûmiyet hükmü kurulmasına, lehe yasa hükümlerinin uygulanmamasına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; İştirak hâlinde sanıkların suçlarına ortak olan inceleme dışı sanık ... ve ailesi tarafından şikâyetçinin zararının kovuşturma aşamasında tamamen karşılandığının anlaşılması karşısında; birlikte işlenen suçlarda sanıklardan birisinin veya birkaçının iade veya tazmin yükümlülüğünü yerine getirmesi hâlinde, diğer suç ortaklarının bu yerine getirmeye karşı çıkmadıkları taktirde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanacakları hususu dikkate alınarak ve sanıkların etkin pişmanlığa açıkça karşı duruş sergilemedikleri gözetilerek, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan hükümler kurulurken TCK’nın 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ..., sanık ... ve sanık ... müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.