Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/1094 E. 2024/20256 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/1094
Karar No
2024/20256
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2518 E., 2020/483 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanığın yokluğunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 16.03.2020 tarihli karar, sanığa...Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edilmiş ise de; sanık hakkında hırsızlık suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasına ilişkin 03.04.2018 tarihli hükme yönelik temyiz yolu açık olmasına rağmen 16.03.2020 tarihli kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca kesin olduğu belirtilerek sanığın yanıltıldığının anlaşılması karşısında, sanığın öğrenme üzerine sunduğu 24.08.2023, 31.08.2023 ve 28.09.2023 tarihli temyiz mahiyetindeki istemlerinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanığın sunduğu temyiz dilekçelerinin içeriğine göre; temyiz kapsamının sadece hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin olduğu belirlenmekle; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca ve yukarıda belirtilen gerekçeyle temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin, cezasının 5 yıl olması nedeniyle temyiz hakkının verilmesine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve iddianame okunup, yasal hakları da hatırlatılarak savunmasının zorunlu müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, sanığın zorunlu müdafii bulunmaksızın alınan 04.07.2017 tarihli savunması ile yetinilip yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Bursa 17. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/1094, K. 2024/20256, T. 17.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-1094-e-2024-20256-k-7ad8e8e9fa03