Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/966 E. 2023/2871 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/966
Karar No
2023/2871
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/349 E., 2022/1726 K. SUÇLAR :Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, düşme, onama A. Sanık ... Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/349 Esas, 2022/1726 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince, Tebliğname’ye uygun olarak, REDDİNE, B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Hırsızlık ve İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri ile Sanık ... Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden; Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanık ..., duruşmalı inceleme talebinde bulunmuş ise de; hükmolunan ceza miktarı yönünden 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi gereği duruşma talebinin reddine karar verilerek yapılan incelemede; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2012 tarihli ve 2012/8026 Esas Nolu iddianamesi ile sanıklar hakkında, gece saat 03.00 sıralarında ,şikâyetçinin işyerine kapı kilidini ve asma kilitleri kırarak girdikleri, LCD televizyonu söküp dışarı çıkardıkları, ihbar üzerine olay yerine gelen kolluk tarafından eylemleri tamamlayamadan yakalandıkları olayda sanıkların hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143, 35, 116/2, 151/1 ve 53.maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır. 2.... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.10.2013 tarihli ve 2012/857 Esas, 2013/487 Karar sayılı kararı ile sanıkların hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli (5237 sayılı Kanun'un 116/4 ve 119/1-c maddelerinden ek savunma hakkı verilmek suretiyle) mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 35, 62, 116/2-4, 119/1-c, 62, 151/1, 62 ve 151/1. maddeleri uyarınca sırasıyla ayrı ayrı 1 yıl 4 ay 20 gün hapis, 1 yıl 8 ay hapis ve 3 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmaları, her üç hüküm yönünden aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına ve sanık ... hakkında aynı Kanun'un 58. maddesi gereği cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3. Yukarıda anılan kararın sanıklar ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 23.05.2017 tarihli ve 2014/37091 Esas, 2017/5940 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kurulan hükümlerin onanmasına, sanık ... hakkında kurulan hükümlerin ise düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.11.2021 tarihli ve KD-2022/122884 sayılı karar düzeltme talebi ile sanıkların savunma hakkının kısıtlandığından bahisle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 23.05.2017 tarihli ve 2014/37091 Esas, 2017/5940 Karar sayılı onama ve düzeltilerek onama kararının kaldırılarak, hükümlerin bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Yargıtay 2.Ceza Dairesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2021/20581 Esas, 2022/1269 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı kabul edilerek, 23.05.2017 tarihli onama ve düzeltilerek onama kararlarının kaldırılmasına ve sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin savunma hakkının kısıtlandığı ve mala zarar verme suçu yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin tartışılması gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/349 Esas, 2022/1726 Karar sayılı kararı ile sanık ... ve ...'ın hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 35, 62, 116/2-4, 119/1-c ve 62.maddeleri uyarınca sırasıyla 1 yıl 15 gün hapis ve 1 yıl 8 ay hapis cezaları ile cezalandırılmalarına, her iki hüküm yönünden aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına, sanık ... hakkında cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ancak kazanılmış hakkının dikkate alınmasına; mala zarar verme suçundan, sanık ...'ın aynı Kanun'un 151/1,168/2, 62 ve 52.maddeleri uyarınca doğrudan 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'ün ise aynı Kanun'un 151/1, 168/2 ve 62.maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ancak kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'ın temyiz isteği; suçsuz olduğuna, sanık ...'ün temyiz isteği; kararın usulsüz ve hatalı olduğuna, bozmadan önce verilen kararda tekerrür hükümlerinin uygulanmamasının kazanılmış hak teşkil ettiğine ve zorunlu müdafii atanmadan savunmasının alındığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın suç tarihinde gece sayılan saat 03.00 sıralarında şikâyetçinin işyerine kapı kilitlerini ve asma kilitleri kırarak girdiği, LCD televizyonu söküp götürmek üzere dışarı çıkardıkları, ihbar üzerine olay yerine gelen kolluk görevlileri tarafından işyerinden çıkarken görüldükleri ve kovalamaca sonucu saklandıkları camii tuvaletinde yakalandıkları, eylemin bu şekilde sabit olduğu kabul edilmiştir. 2.Sanıklar atılı suçlamaları inkar etmiş, şikâyetçinin soruşturma aşamasında ifadesinin alındığı belirlenmiştir. 10.09.2012 tarihli Yakalama Tutanağı dava dosyasında mevcuttur. 3.Sanıklar, şikâyetçinin mala zarar verme suçundan uğradığı 300,00 TL'lik zararı kovuşturma aşamasında gidermiştir. IV. GEREKÇE A.Sanık ... Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Karşı Tebliğnamenin (II) Nolu Görüşü Yönünden Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 23.05.2017 tarihli ve 2014/37091 Esas ve 2017/5940 Karar sayılı onama ve düzeltilerek onama kararı ile zamanaşımının durduğu , Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının KD/2021/122884 sayılı itirazını kabul ettiği 03.02.2022 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, bu nedenle zamanaşımı süresinin dolmadığının anlaşılması karşısında tebliğnamedeki zamanaşımı nedeniyle düşme görüşüne iştirak edilmemiştir. B.Sanıklar Hakkında Hırsızlık ve İş yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Kurulan Hükümler ile Sanık ... Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Dosyada mevcut 10.09.2012 tarihli Yakalama Tutanağına göre, sanıkların ihbar üzerine olay yerine giden kolluk görevlileri tarafından görüldüğü, suça konu televizyonun işyerinin bahçesinde olduğunun anlaşılması karşısında; Yerel Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş, sanık ... hakkında tekerrür hükümleri bakımından 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine karar verildiği, suç tarihi itibariyle zorunlu müdafii atanmasının gerekli olmadığının anlaşılması karşısında mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/349 Esas, 2022/1726 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/966, K. 2023/2871, T. 18.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-966-e-2023-2871-k-6ac00454f0f7